Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2006/429 E. 2006/762 K. 09.02.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/429
KARAR NO : 2006/762
KARAR TARİHİ : 09.02.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muarazaanın Men’i

… ve … ile … aralarındaki muaraazanın giderilmesi, geçit hakkı tesisi davasının kabulüne dair … Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 01.06.2005 gün ve 69/69 sayılı hükmün …’ca incelenmesi davalı köy temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacılar vekili, vekil edenlerine ait dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmaz üzerine yapmış oldukları tesislerden yararlanmak ve genel yola ulaşmak için davalı köy tüzel kişiliğinin orta malı meradan geçmesine karşı koyduklarını açıklayarak yaratılmış bulunan sataşmanın giderilmesine vekil edenlerinin gelip geçme hakkının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı köy temsilcisi, davacıların gelip geçmek istedikleri yerin köy orta malı mer’a olduğunu, daha önce açmış oldukları geçit hakkı davasının reddedildiğini, kesin hüküm oluştuğunu ve elatmasının önlenilmesine karar verildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, bu yerdeki yerel adetler uyarınca davacıların gelip geçme hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı köy tüzel kişiliği tarafından temyiz edilmiştir.
Teknik bilirkişi tarafından düzenlenen 3.5.2005 günlü krokide gösterilen davacıların üzerine tesis yaptıkları taşınmaz ile dava konusu taşınmaz bölümü ve çevresi tapusuz olan yerlerdir. Davacılar vekili yola çıkmak için köy tüzel kişiliğine ait bu yerden geçmesinin tespitine ve köyün karşı koymasının önlenmesine karar verilmesini istemiştir. Davacı …’ün geçit hakkının tanınması için köy tüzel kişiliği aleyhine açmış olduğu dava 24.12.2003 gün 34/152 esas ve sayılı kararla reddedilmiş, … 14.Hukuk Dairesince onanarak kesinleşmiştir. Bundan ayrı köy tüzel kişiliğinin davalılar aleyhine aynı yer Sulh Hukuk Mahkemesine açmış olduğu elatmanın önlenilmesi davasının kabulüne karar verilmiş, bu hüküm de temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Yukarıda tarih ve sayısı yazılı hükümle dava konusu taşınmaz bölümünün içinden geçtiği taşınmazın köy orta malı mer’a olduğu belirlenmiştir. Diğer yönden elatmanın önlenilmesi yönünden de taraflar arasında kısmen kesin hüküm oluşmuştur. Zira önceki davada taşınmazın bir bölümü hakkında köy tüzel kişiliği görülmekte olan davanın davacıları aleyhine dava açmış, bu davada ise daha geniş bir taşınmaz bölümü dava konusu edilmiştir. Bu bakımdan görünürde HUMK.nun 237.maddesi hükmü uyarınca elatmanın önlenilmesi yönünden kesin hüküm oluştuğu görülmekte ise de, taşınmaz genişletildiğine ve önceki davada dava konusu edilmeyen bölümler bu dava da gündeme getirildiği için konu bakımından farklılık bulunmaktadır. Bu nedenle ikinci defa açılan bu davanın esasına girilmesinde usul bakımından bir engel bulunmamaktadır.
İşin esasına gelince; dava konusu yerin yol olmadığı kesinleşmiştir. Orta malı mera ve benzeri bir yerin yol olarak kullanılmak suretiyle bozulması ve kullanma amacı dışında gelip geçilmesi yasaklanmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B ve 4342 sayılı Mera Kanunu hükümleri karşısında bu yerden yol geçirmek suretiyle yararlanmak mümkün değildir. Ancak uyuşmazlığın TMK.nun 789.maddesi hükmü çerçevesinde çözüme kavuşturulması gerekir. Yerel mahkemece de yerel adetler göz önünde tutularak davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bu bakımdan yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacılar ile köy tüzel kişiliği arasında bir anlaşma ve bu konuya ilişkin özel bir kanun hükmü bulunmadığına göre herkes tarafından benimsenen ve uyulan yerel adetin kesin olarak belirlenmesi, ondan sonra uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerekir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. İddia ve savunma çerçevesinde taraf delillerinin toplanması, özellikle komşu köyler halkı arasından seçilecek yerel bilirkişiler aracığıyla … ve çevresinde orta malı mera ve benzeri yerlerden yol geçirilmek suretiyle kullanma durumu yönünden yerel adet bulunup bulunmadığının belirlenmesi, ondan sonra hüküm kurulması gerekmektedir.
Davalı köy temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle ve HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 11,20 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 09.2.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.