Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2006/6986 E. 2007/1201 K. 01.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6986
KARAR NO : 2007/1201
KARAR TARİHİ : 01.03.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil İstemli
… ile Hazine ve Konyaaltı Belediye Başkanlığı aralarındaki tescil davasının reddine dair … 1.Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 20.06.2006 gün ve 180/366 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, mevkii ve sınırları dava dilekçesinde gösterilen taşınmazın kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeni ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar Hazine, Konyaaltı Belediye Başkanlığı ve DSİ Genel Müdürlüğü vekilleri, taşınmazın çay yatağı olarak tespit dışı bırakıldığını, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ve 1983 yılında onanan nazım imar planı kapsamında kaldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, taşınmazın güneyinde kalan …., Çayı etrafına 1962 yılında yapılan koruma amaçlı seddelerin yenileme çalışmalarının günümüz itibariyle devam etmesi nedeniyle halen çayın … sahası ve etkisi altındaki yerlerden olduğu görüşünden hareketle davanın reddine, karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık konusu taşınmaz 1955 yılında yapılan tapulamada çay yatağı olarak tespit dışı bırakılmıştır. Taşınmaz başında yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve davacı tanıkları, dava konusu yerin kadastrodan önce taşlık ve çalılık bir alan olduğunu, …., tarafından üzerindeki taşların ve çalılıkların temizlendiğini, bu şekilde yapılan imar ihyanın 1960 yıllarında tamamen bitirilip yerin tarım arazisi haline getirildiğini, bilahare …., isimli kişiye satıldığını, ondan da davacının 2000 yılında satın ve devraldığını taşınmazın 1960’lı yıllardan günümüze kadar da davacı … bayileri tarafından koşullarına uygun şekilde tarım arazisi olarak kullanıldığını belirtmişler, jeolog bilirkişisi taşınmazın aktif çay yatağı olmadığını, geçmiş dönemlerde sel altında kalan yerlerden ise de DSİ tarafından 1962-1965 yıllarında yapılan …., Çayı seddeleme çalışmaları sonucunda sel ve taşkınlardan korunmakta olduğunu, …., Çayı kıyısına yapılan seddenin taşınmaza 400 metre uzaklıkta bulunduğunu, imar ihya edilerek tarım arazisi haline getirilen yer olduğunu,
fenni bilirkişi taşınmazın …., Çayı koruma ıslah çalışmaları sonucunda oluşturulan koruma bandı dışında ve bu banda 400 metre uzaklıkta bulunduğunu, aynı zamanda taşınmazın 17.2.1983 tarih 25 nolu nazım imar planı dışında kaldığını, orman bilirkişisi 1941’de yapılan orman sınırlandırmasının dışında orman sayılmayan alanda kaldığını ,zirai bilirkişi dava konusu taşınmazın en az 25 yıl önce imar-ihya edilmiş tarım arazisi olduğunu belirtmişlerdir. DSİ … Bölge Müdürlüğü karşılık yazılarında ….., Deresi üzerindeki seddeleme çalışmalarının 1962-1965 yılları arasında yapıldığı ve günümüz itibariyle taşkından zarar gören seddelerin zaman zaman tamiratları yapılarak çalışmaların devam ettiği bildirilmiş ise de; dava konusu taşınmaz yazı ekinde gönderilen projeye göre sedde dışında kalmakta olup, taşınmaz seddelerin bitişiğinde ve sınırında yer almamaktadır. Paftaya göre sedde ile dava konusu yer arasında pek çok parsel yer bulunmaktadır. Bu durumda dava konusu taşınmazın seddelerin yapımı nedeniyle çayın etkisinden kesin olarak kurtulduğunun ve seddelerin yapılmasından sonra şartları varsa imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle edinilebileceğinin kabulü gerekir.Dolayısıyla konuyla ilgili Dairemizin somut olaya uymayan başka hükümlere yanlış anlam verilerek anılan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. Mahkemece tarafların iddia ve savunmaları ile yukarıda anlatılan hususlar çerçevesinde yeniden deliller değerlendirilerek sonucuna göre işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12,20 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 01.03.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.