Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2006/7482 E. 2007/217 K. 22.01.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7482
KARAR NO : 2007/217
KARAR TARİHİ : 22.01.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz

… ve dahili davacılar … ve müşterekleri ile Hazine ve … aralarındaki kadastro tespitine itiraz davasının kabulüne dair Bayburt Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 27.07.2006 gün ve 651/195 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, miras bırakan …dan intikal eden taşınmazın bir bölümünün 136 ada 287 parsel içerisinde Hazine adına tespit edildiğini açıklayarak bu yere ait tapu kaydının iptaliyle miras bırakan…adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, uyuşmazlık konusu taşınmazın özel mülkiyete konu olacak yerlerden olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı … kişiliğine yöntemine uygun biçimde dava dilekçesi tebliğ edilmesine karşın yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece, teknik bilirkişi ……,’un 7.6.2006 günlü raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik, muristen intikal hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK. nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi gereğince açılan tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulduğu halde, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma ilamına uyulduktan sonra taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşur. Bu nedenle uyulan bozma ilamı çerçevesinde gerekli araştırma ve incelemenin yapılması zorunludur. Davacı vekili, 136 ada 287 parsel kapsamında kalan yere ait tapu kaydının iptaliyle miras bırakan adına tescilini istemiş ise de, Kadastro Mahkemesince yapılan incelemede dava konusu yerin 136 ada 287 sayılı parselin dışında, ancak bitişiğindeki dere yatağı olarak tespit dışı bırakılan bir yer olduğu belirlenmiştir. Bu durum karşısında istek kadastroca tespit dışı bırakılan yerin tescili isteğine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Dairenin 5.5.2005 gün 2005/3037-3558 sayılı bozma ilamında dava koşulunun yerine getirilmesine
işaret edilmiş ve bu husus mahkemece yerine getirildiği halde ölü kişi adına tescile karar verildiği saptanmıştır. TMK.nun 28. maddesi gereğince kişilik ölümle sona erer. 4.5.1978 gün ve 4/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararına göre de, ölü kişi aleyhine dava açılması mümkün olmadığı gibi, ölü kişi adına tescile de karar verilemez. 20.9.1983 tarihinde ölen muris … adına taşınmazın tapuya kayıt ve tescile karar verilmesini istemek, murisin ölmüş olması nedeniyle mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiş biçiminde anlaşılması ve kabulü gerekir. O halde, bozma ilamı doğrultusunda dava koşulu da yerine getirildiğine göre dosya arasında bulunan Bayburt Sulh Hukuk Mahkemesinin 13.6.2001 gün ve 2001/18 esas, 2001/111 karar sayılı veraset belgesinde isimleri bulunan murisin mirasçıları adına payları oranında tesciline karar verilmesi gerekirken ölü kişi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır.
Öte yandan, TMK.nun 713/4 ve 5. maddelerinde açıklanan yerel ve gazete ilanlarının yapılmaması da doğru değildir. Bu nedenle sözü edilen kanunun 713/4 ve 5. madde ve fıkralarına uygun biçimde yerel ve gazete ilanlarının yapılması, son ilan tarihinden itibaren üç aylık sürenin beklenmesi ve ondan sonra hüküm kurulması düşünülmelidir.
Kabul şekline göre de, Hazine ve ilgili kamu tüzel kişileri TMK.nun 713/3. maddesi gereğince kanuni hasım durumunda bulunmaktadırlar. Tescil davalarının özelliği gereği davanın davacı yararına olumlu veya olumsuz sonuçlanması sonuca etkili olmayıp, davacı yararına vekalet ücretine hükmedilemez, peşin harç ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, eksik harcın ise davacıdan alınmasına karar verilir. Bu bakımdan eksik harcın davalı … kişiliğinden alınması, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesi biçiminde kurulan hüküm yerinde bulunmamaktadır.
Davalı … vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı olan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 22.01.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.