Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2007/761 E. 2007/1284 K. 05.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/761
KARAR NO : 2007/1284
KARAR TARİHİ : 05.03.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil İstemli
… ile Hazine ve …., Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının reddine dair Polatlı 1.Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 05.12.2006 gün ve 180/741 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde mevkii ve sınırlarını yazdığı toplam tahminen 50 dönüm miktarındaki iki parça taşınmazın imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, taşınmazın zilyetlikle kazanılamayacak Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu açıklayarak davanın reddini savunmuş, taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Eskiköseler köyü temsilcisi, taşınmazın boşluk yer iken davacının 12 yıl önce sürdüğünü bildirmiştir.
Mahkemece, davacının davasının reddine, 23.9.2005 tarihli teknik bilirkişi krokisinde A-4137 m2, B-2202 m2, C-3272 m2, D-4789 m2 ve E-21209 m2 miktarındaki taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro Müdürlüğünden sorulmamakla beraber dosya kapsamına göre dava konusu taşınmazlar 1969-1970 yılında yapılan kadastro çalışmalarında tapulama harici ve kuru dere olarak tespit dışı bırakılan yerlerdir.Keşifte dinlenen tanıklar dava konusu taşınmazın evvelinin boşluk olduğunu,davacının bir kısım yeri sürerek tarla haline getirdiğini,aradaki boşlukların da azar azar sürülüp genişletildiğini,12-15 yıldır kullandığını, yerel bilirkişiler ise akılları erdiğinden beri davacının kullandığını ifade etmişler, uzman ziraatçi bilirkişi de taşınmazın kesin olarak kaç yıldır kullanıldığına ilişkin kesin görüş belirtilememekle beraber uzun yıllardır kullanılan kıraç tarım arazisi olduğunu açıklamıştır.
Mahkemece davacının belgesizden adına tescil edilen taşınmaz miktarının 100 dönümden fazla olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Dosya içerisinde bulunan davacı adına tam veya paylı tescil edilmiş taşınmazlara ait kadastro tutanaklarının incelenmesinde, taşınmazların bir kısmının tapu kayıtlarına bir kısmının da vergi kayıtlarına
dayanılarak tespit ve tescillerin yapıldığı, davacı adına belgesizden tespit edilen taşınmaz miktarının 8000 m2 civarında olduğu anlaşılmaktadır. Tapu veya vergi kayıtlarına dayanılarak tescil edilen taşınmaz miktarları 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesinde yazılı miktar sınırlamaları hesabında dikkate alınmaz. Bu nedenle mahkemenin yazılı gerekçe ile verdiği red kararı doğru bulunmamaktadır.
Ancak, dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, keşifte dinlenen davacı ve Hazine tanıkları, dava konusu taşınmazların 12-15 yıldır davacı tarafından sürülerek kullanıldığı ve ara ara genişletildiğini ifade ettiklerine göre davacının dava tarihinden geriye doğru 20 yıllık kazanma süresi dolmamıştır. Bu durumda davacı davasını kanıtlayamadığından, taraf tanıklarının beyanlarına itibar edilerek davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddedilmesi doğru değil ise de hüküm redde ilişkin olup sonucu itibariyle doğru bulunmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenle davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 13,10 YTL peşin harcın onama harcına mahsubuna 05.03.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.