YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/800
KARAR NO : 2007/1203
KARAR TARİHİ : 01.03.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil İstemli
… ile Hazine ve Doyran Belediye Başkanlığı aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair … 8.Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 14.09.2006 gün ve 517/251 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, dava dilekçesinde mevkii ve sınırlarını belirttiği taşınmazın imar ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik hükümleri gereğince vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu belirterek davanın reddine ve taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Belediye Başkanlığı temsilcisi yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece, 3.5.2005 günlü krokide B harfi ile gösterilen yere yönelik davanın reddine, aynı krokide A harfi ile gösterilen 2755 m2 yüzölçümlü yere yönelik davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı TMK.nun 713 /1, 3402 sayılı Yasanın 14 ve 17.maddeleri gereğince açılan tescil davası olup, mahkemece krokide A harfi ile gösterilen yer bakımından kazanma koşullarının oluştuğu görüşünden hareketle anılan şekilde karar verilmiş ise de mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. 26.4.2005 günlü keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar, davacı ve annesinin 30-35 yılı aşkın zilyetliğinden söz etmiş iseler de, dava konusu taşınmazın annesinden davacıya nasıl kaldığını açıklamamışlar ve herhangi bir paylaşımdan söz etmemişlerdir. Bu nedenle uyuşmazlık konusu taşınmazın davacıya annesi …..,’dan nasıl ve ne şekilde kaldığının, davacının annesine ait veraset belgesi veya nüfus aile kayıt tablosu uyarınca başka mirasçılarının bulunup bulunmadığının araştırılıp belirlenmesi, belirlenecek duruma göre de dava şartı üzerinde durulması gerekir. Diğer yandan, Kadastro Müdürlüğünün 1.3.2006 günlü karşılık yazısında; dava konusu taşınmazın 1965 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakıldığı, ancak yerin neden tespit dışı
bırakıldığına dair herhangi kayıt ve belge olmadığı bildirilmiştir.Bu durumda yerin kadastro çalışmaları sırasındaki niteliğinin ve neden tespit dışı bırakıldığının pafta üzerinde yapılacak inceleme ile açıklığa kavuşturulması,komşu parsellere ait tutanak ve dayanakları olan belgelere göre dava konusu taşınmazın ne olarak gösterildiği üzerinde durulması gerekir.Ayrıca 9.5.2005 günlü zirai bilirkişi raporunda taşınmazın köy sulama birliği kanalından sulanabilmekte olduğu açıklandığına göre bu açıklama nedeniyle taşınmazın 5403 sayılı Yasanın 26. maddesi ile değişik 3402 sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca sulu arazi olup olmadığının belirlenmesi, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 17.maddesindeki tüm olumlu ve olumsuz koşulların araştırılması gerekmektedir.
Bundan ayrı dava, tapusuz taşınmazın TMK.nun 713.maddesi uyarınca tesciline ilişkindir. Bu tür davalarda, Hazine ve ilgili kamu tüzel kişisi yasal hasım durumunda olup, davanın kabulü halinde alınması gerekli harcın davacıdan tahsiline karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece, taşınmazın keşifte belirlenen değeri üzerinden hesaplanacak karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine karar vermek gerekirken “Başlangıçta alınan harcın mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulması ve dava kısmen retle sonuçlandığına, davalı Hazine yargılamada vekil ile temsil olunduğuna göre, davalı Hazine yararına Avukatlık Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca; ret edilen miktar üzerinden Avukatlık ücreti takdir ve tayini gerekirken bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması yasaya aykırıdır.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile eksik araştırma ve incelemeye dayalı, usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, 01.03.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.