Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2007/954 E. 2007/1215 K. 01.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/954
KARAR NO : 2007/1215
KARAR TARİHİ : 01.03.2007

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : MUARAZANIN MEN’İ

… ile … aralarındaki davasının muarazanın men’i davasının yapılan yargılamasında mahkemenin görevsizliğine dair Kartal 3.Sulh Hukuk Hâkimliğinden verilen 21.12.2005 gün ve 111/1162 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, dava dilekçesinde mevkii ve hudutlarını yazdığı taşınmaz üzerinde resmi ruhsat ve işletme izinli Altın Eldiven isimli büfenin … Büyükşehir Belediyesince haksız yasalara uygun olmayan bir biçimde yapılmasına karar verildiğini, Kartal 2.Sulh Hukuk Mahkemesinde durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararını almış olmalarına rağmen her an büfenin yıkılabileceğini açıklayıp muarazanın giderilmesini istemiştir.
Davalı vekili, açılan davanın haksız olduğunu, bu konuda karar vermeye idari mahkemelerin görevli olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece idari yargı yerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.
Hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz …., İlçesi, …., Mahallesi, ….,Meydanında bulunan 1193 numaralı adanın önüne isabet eden deniz dolgu vasıflı taşınmaz malın 30 m2’lik kısmından ibarettir.
3621 sayılı Kıyı Kanununun 6.maddesine göre; kıyı herkesin eşitlik ve serbestlikle yararlanmasına açık olup buralarda hiçbir yapı yapılamaz. Ancak 3621 sayılı Kıyı Kanununun 7.maddesine göre; denizlerden doldurularak kurutma suretiyle arazi elde edilebilir. Doldurma ve kurutma işlemleri ile elde edilen araziler Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup özel mülkiyet konusu olamazlar. Yine, 3621 sayılı Kıyı Kanununun 7/son maddesine göre; bu alanlar üzerinde 6.maddede belirtilen yapılar ile yol, açık otopark, park, yeşil alan ve çocuk bahçeleri gibi teknik ve sosyal alt yapı alanları düzenlenebilir. Davacı, belediye tarafından doldurulan yeri büfe olarak 12.07.2002 tarihinde kiralamıştır. Davacı kiraladığı bu yer üzerinde dava tarihine kadar büfe işletmesini sürdürmüş ve taşınmazı zilyetliği altında bulundurmuştur. Davalı … kira mukavelesinden sonra 24.12.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5272 sayılı Belediye Kanununun 79/2.maddesine göre;
denizden doldurulan yerlerin Kıyı Kanunu ve ilgili mevzuata uygun olarak kullanılmak şartıyla Maliye Bakanlığı tarafından Belediyelere, büyük şehirlerde ise Büyükşehir Belediyelerinin tasarrufuna bırakılacağı hükmüne ve Maliye Bakanlığının bu konudaki genelgesine dayanarak muaraza çıkarmaktadır. Davacı, kira mukavelesinin yapıldığı 2002 tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata uygun olarak taşınmazı Hazineden özel hukuk hükümlerine göre kiraladığını ileri sürmektedir. Davalı … Belediyesi ise, 2004 yılında yürürlüğe giren 5272 sayılı Belediye Kanununun 79/2.maddesine dayanarak tasarruf yetkisinin kendisinde bulunduğunu açıklayıp, davalının taşınmazı terk etmesini istemektedir. Bu hale göre, davacı kira mukavelesinden kaynaklanan zilyetliğinin korunmasını, kira mukavelesinin tarafı olmayan Büyükşehir Belediyesine karşı istemektedir. İhtilafın çözümü bu haliyle adli yargıyı ilgilendirmektedir.
Mahkemece yapılacak iş; adli yargı yerinin görevli olduğunu kabul edip, tarafların bildirdikleri delilleri toplayıp değerlendirdikten sonra sonucuna göre karar vermek olmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle eksik incelemeye dayalı usul ve kanuna aykırı olan hükmün HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 13,10 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 01.03.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.