Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2009/5751 E. 2010/1383 K. 29.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5751
KARAR NO : 2010/1383
KARAR TARİHİ : 29.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Asım Yıldız ile Yazıcılar Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair …1.Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 26.02.2009 gün ve 351/60 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi,gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, kadastro çalışmaları sırasında kendisi ve dava dışı hissedarlar adına 102 ada 12 parsel olarak tespit ve tescil edilen taşınmazla bir bütün olarak kullanılan yaklaşık 200 m2 yüzölçüme sahip taşınmazın paftasında yol olarak bırakıldığını açıklayarak adlarına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … Köyü Tüzel Kişiliği temsilcisi kadastro sırasında yol olarak bırakıldığını öncesinde yol bulunmadığını bildirmiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile teknik bilirkişinin düzenlediği krokide belirtilen 665,02 m2 yüzölçüme sahip taşınmazın 102 ada 12 parsel sayılı taşınmaza ilave edilerek , hissedarları adına tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava tapuda kayıtlı olmayan taşınmazın tapuya tesciline ilişkin olup, TMK nun 713/1. maddesi hükmüne tabidir. Anılan maddenin 3. fıkrası hükmüne göre bu tür uyuşmazlıklarda davanın yasal hasım olan Hazine ve ilgisi yönünden diğer kamu tüzel kişilerine yöneltilmesi gerekir. Tescil davalarında Hazine’nin davalı olarak davada yer alması zorunludur. Hazine’ye dava yöneltilmeden diğer kamu tüzel kişisine karşı açılan davanın sonuçlandırılması mümkün değildir. Dava koşuluyla ilgili olan bu yön üzerinde durulması, davanın yasal hasım durumunda bulunan Hazine’ye yöneltilmesi, savunma ve delillerinin tespiti, ondan sonra iddia ve savunma çerçevesinde tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Kabul şekline göre de, dava tescil isteğine ilişkin bulunduğundan bu tür davalarda yasal hasım durumunda bulunan davalılar hiçbir şekilde yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden sorumlu tutulamazlar. Somut olayda; miktarı açıklanan yargılama giderlerinin davalı Köy Tüzel Kişiliğinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi de doğru değildir.
Davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulüyle hükmün ve HUMK nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 15,60 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine 29.3.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.