Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2010/313 E. 2010/2991 K. 03.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/313
KARAR NO : 2010/2991
KARAR TARİHİ : 03.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil

… ile Selahattin Mamus aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Karacasu Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 15.07.2009 gün ve 104/123 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, Karacasu Sulh Hukuk Mahkemesinde açtığı dava ile; 101 ada 189 ve 373 parsel sayılı taşınmazların davalı üzerindeki tapu kayıtlarının kısmen iptali ile 1/8’er hisse oranında adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, 101 ada 189 parsel sayılı taşınmazı vekil edeninin 1981 yılında …dan satın aldığını, tarafların ortak miras bırakanları…’tan intikal eden 101 ada 373 parselin ise yapılan taksime uygun olarak tapuya tescil edildiğini açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Karacasu Sulh Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararının temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine davacının yasal sürede yaptığı başvuru ile dosyanın gönderildiği Karacasu Asliye Hukuk Mahkemesince, davacının dava konusu taşınmazların annesi …’tan kaldığını ve kendisine de buradan hisse düştüğünü kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava konusu taşınmazların davalı ile ortak miras bırakanlarından kaldığını ileri sürmüş ise de, taşınmazların öncesinde hangi ortak miras bırakanlarına ait olduğu ve intikal şekli hakkında yargılama oturumlarında sürekli olarak farklı iddia ve beyanlarda bulunmuştur. Dosya içerisinde yer alan Karacasu Sulh Hukuk Mahkemesinin 13.06.2006 tarih, 2006/ 288 E- 158 K. ve 2006/ 289 E-159 K. sayılı mirasçılık belgelerine göre; tarafların miras bırakanları olan babaları… 16.02.1968 tarihinde, anneleri … ‘da 29.09.1987 tarihinde vefat etmişler; geride, taraflar dışında başka mirasçılar da bırakmışlardır. Taşınmazlar başında yapılan keşif sırasında dava konusu taşınmazların babalarının ölümünden sonra çocukları arasında kur’a çekilerek paylaşıldığı bildirilmiş, ancak, bu paylaşımın tam olarak ne zaman yapıldığı, paylaşımın yapıldığı sırada annelerinin hayatta olup olmadığı, hayatta ise, paylaşıma katılıp katılmadığı, kısacası tüm mirasçıların katılımı ile geçerli bir taksim yapılıp yapılmadığı üzerinde durulmamıştır. Bu nedenlerle mahkemece yapılacak iş; HUMK.nun 75/2, 213 ve 230. maddeleri uyarınca davacıyı davet ederek davasını dayandırdığı olgular hakkında hiçbir şüphe ve çelişki oluşturmayacak şekilde açıklamada bulunmasını isteyerek imzalı beyanını almak, davacının istemi net olarak belirlendikten sonra taşınmaz başında yapılacak olan keşifte yerel bilirkişi ve taraf tanıklarının bu doğrultuda beyanlarını tespit etmek ve tüm bunların birlikte değerlendirilmesi ile varılacak sonuca göre bir karar vermek olmalıdır.
Davacının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan hükmün HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 15,60 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 03.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.