Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2010/5538 E. 2011/2228 K. 18.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5538
KARAR NO : 2011/2228
KARAR TARİHİ : 18.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil

… ile … ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Samsun 3.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 10.06.2010 gün ve 327/233 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava konusu taşınmazın 02.08.2007 tarihinde yapılan kadastro tesbitinde, öncesi itibariyle tapusuz olması ve herhangi bir belgeye dayanmaması nedeniyle davacı …’ün zilyetliğinde olduğu belirlendikten sonra …’ün bu yeri oğlu Erol’a bıraktığını kadastro tespiti bilirkişilerince beyan edilmesi üzerine taşınmazın …adına tespit gördüğü ve tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır. Davacı …’in kadastro bilirkişilerine diğer taşınmazlarının da oğulları ve kızlarının adına yazılmasını söylediği, bu yerlerin büyük çocuğu …’ya sorulduğunda onun tarafından gösterileceğini ifade ettiği anlaşılmaktadır. Kadastro bilirkişilerine açıklanan bu beyandan davacının rızasıyla tüm taşınmazlarını sağlığında çocukları arasında paylaştırdığı ve …l’a da dava konusu taşınmazın kaldığı anlaşılmaktadır. Davacının ağzından açıkça bağış sözcüğünün çıkmaması, dava konusu taşınmazla birlikte kendine ait diğer taşınmazları çocuklarına rızasıyla devretmediği sonucu çıkarılamaz. Davacının izni ile adına kayıtlı taşınmazlar çocukları adına yazdırılmıştır. Dava konusu taşınmaz kadastro çalışmaları öncesi tapusuz olup Borçlar Kanununun 237/2.maddesine göre; herhangi bir şekle bağlı olmaksızın davacının (bağışlayanın) bir ivaz karşılığı olmaksızın malının tamamını veya bir kısmını temlik etmesi mümkündür. Davacının bağışlama ehliyetinin de bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacının kadastro bilirkişilerinin açıklamalarında bağış sözcüğünün bulunmaması yapılan işlemin hibe olmadığı sonucunu doğurmaz. Davacı kendi rızasıyla taşınmazı oğlu …l’a bırakmıştır. ..’un ölmüş olması nedeniyle sonradan eşi davalı … ile çıkan anlaşmazlıklar sebebiyle böyle bir davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında davanın reddine karar vermek gerekirken kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 149,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine 18.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.