Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2010/686 E. 2010/3332 K. 17.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/686
KARAR NO : 2010/3332
KARAR TARİHİ : 17.06.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil

… ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair … Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 31.03.2008 gün ve 642/153 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, miras yolu ile intikal, taksim ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle 192 ada 3 parsele ilişkin tapu kaydının kısmen iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 192 ada 3 parselin davalı Hazine üzerindeki tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu parsel; 374,17 m2 yüzölçümü ile senetsizden “hali arazi” niteliğiyle Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu, ancak yerleşim alanı içinde ve ekonomik yarar sağlayacak nitelikte bulunması nedeniyle arsa vasfı ile 20.11.1996 tarihinde tespitle, itirazsız kesinleşmekle 23.11.1998 tarihinde sicil oluşmuştur.
Davacı, uyuşmazlık konusu taşınmazın batısında ve devamında yer alan 192 ada 2 parselin babası … adına tespit edildiğini, dava konusu taşınmazın babasının zilyetliğinde bulunmakta iken miras yoluyla intikalen ve taksimen kendisine kaldığını açıklayarak, iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Davacının babası adına tespit edilen dava dışı 2 parsel üzerinde ev ve eklentilerinin bulunduğu, dava konusu taşınmaz üzerindeki kayanın kırılmak suretiyle dava dışı parseldeki inşaatda yararlanıldığı, nizalı taşınmazın miras bırakan tarafından tezek yapımı sırasında kullanıldığı, davacının da muhtelif ağaçlar diktiği yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından bildirilmiştir. Uyuşmazlığa konu taşınmaz üzerinde yeni dikilmiş meyve ağaçları ile 5-6 adet kavak ağacı olduğu ziraatçı uzman bilirkişi raporunda açıklanmaktadır. Kural olarak, bir taşınmaz malın olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanılabilmesi ve tapu siciline tescil edilebilmesi için öncelikle taşınmazın kazanılmaya elverişli yerlerden olması gerekir. Başka bir ifadeyle, taşınmazın niteliğinin kazanıma uygun olması kazanma için ön koşuldur. Dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazın belirlenen niteliği ve aksi ispat edilemeyen kadastro tespit tutanağına göre, nitelik itibariyle zilyetlikle edinime elverişli bulunmadığı gibi, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına göre imar-ihya edilmek suretiyle de tarım arazisi haline getirilmemiştir. Bu durumda dava konusu taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin ekonomik amacına uygun olduğu kabul edilemez. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Kabul şekline göre de; davacının talebi dava konusu taşınmazın 300 m2 bölümüne ilişkin iptal ve tescil isteği olduğu halde, talep aşılmak suretiyle uyuşmazlık konusu parselin tümüne ilişkin hüküm kurulmuş ise de, yukarıda yazılı nedenlerle bu husus sonuca etkili bulunmamıştır.
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerle kabulü ile usul ve yasa hükümlerine uygun bulunmayan hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA. 17.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.