Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2011/2848 E. 2012/85 K. 17.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2848
KARAR NO : 2012/85
KARAR TARİHİ : 17.01.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

… ile … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Yumurtalık Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 10.12.2010 gün ve 254/196 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı … vekili, 1957 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında taşlık ve çalılık olarak tespit dışı bırakılan taşınmaz bölümlerinin vekil edeni tarafından imar-ihya edilerek tarla haline getirildiğini ve zilyetliğinde bulundurduğu halde vekil edeninin oğlu olan davalının, 1989 yılında açtığı dava sonucunda taşınmazları sanki kendisi imar ihya etmiş gibi göstererek dava konusu 374 ada 12 ve 23 parseller olarak kendi adına hükmen tapuya tescil ettirdiğini, tapu kayıtlarının iptaliyle vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı …; parsellerin adına hükmen tapuya tescil edildiği için kesin hüküm bulunduğunu, tescil tarihinin üzerinden 13 yıl geçtiğini, davacı babasının Yumurtalık gibi küçük bir yerde tescil davasını duymamasının ve itiraz etmemesinin mümkün olmadığını, esasen keyfi, garez ve kıskançlık nedeniyle bu davanın açıldığını, sağlığının bozulduğunu, her iki taşınmazı da kendisinin emek ve para sarf ederek kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülkiyetini kazandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda; Yumurtalık Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/242 Esas ve 1995/182 Karar sayılı dosyasında, gerek tanık ve gerekse mahalli bilirkişi beyanları ile dosya kapsamından …’un dava konusu taşınmazı 1969 yılında tarım arazisi haline getirdiği, o tarihten dava tarihine kadar nizasız ve fasılasız olarak zilyetliğinde bulundurduğu ve tarım arazisi olarak kullandığı tespit edilerek tescil davasının kabul edildiği ve bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, yani bu hususlardaki maddi vakıanın (…’un taşınmazı imar ve ihya ettiği ve zilyetlik süresi ile niteliği) kesinleştiği ve bu davanın kesinleşmesinden sonra gerçekleşen bir sebebe dayanılmadığı, bu hususların ise, kararın kesinleşmesiyle birlikte kesinleşmiş maddi vakıa haline geldiği anlaşıldığı gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına,mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, özellikle Yumurtalık Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/242 Esas sayılı davacı …’un (davacının oğlu ve eldeki davanın davalısı) Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği aleyhine açmış olduğu tescil davasında mahallinde gerekli olan keşiflerin ve ilanların yapıldığı, o davada itiraz olunmadığı, özellikle tarafların baba-oğul olmalarıda dikkate alınarak ve davacı tarafta somut bir olgu ortaya koyamadığından davanın reddine karar verilmesi doğru olmuştur.
Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden reddi ile usul ve kanuna uygun görülen yerel mahkeme hükmünün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 18,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2,75 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına 17.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.