Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2011/3833 E. 2011/7878 K. 29.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3833
KARAR NO : 2011/7878
KARAR TARİHİ : 29.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil

… ile Hazine ve Dağdibi Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Oltu Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 16.03.2011 gün ve 181/152 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı, Oltu Çayı’nın taşması nedeniyle tespit harici bırakılan, dava dilekçesinde mevki ve sınırları bildirilen iki parça taşınmazın miras bırakan babasının ölümünden sonra mirasçılar arasında yapılan taksimle kendisine intikal ettiğini ve bu taşınmazları 25 yılı aşkın süredir tarım arazisi olarak kullanmakta olduğunu açıklayarak adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olup zilyetlikle edinilmeyeceğinden davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı köy tüzel kişiliği yargılamaya iştirak etmemiş ve cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, 09.07.2010 tarihli teknik bilirkişi raporunda A ve B harfleri ile gösterilen yerlerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dava konusu taşınmazın 1958 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında pasif dere yatağı vasfı ile tespit harici bırakıldığı saptanmıştır. Kural olarak, dere yatakları Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerdendir. Aktif dere yatakları ile derenin etki alanında kalan yerlerin kazanılması mümkün bulunmamaktadır. Ancak, aktif dere yatağında ve etki alanında kalmayan bir yer koşulları mevcut olduğu takdirde, niteliğine göre zilyetlik ve imar-ihya yoluyla kazanılabilir. Somut olayda, keşif mahallinde dinlenen yerel bilirkişiler; 21.02.2011 tarihli yargılama oturumunda ” Devlet tarafından yapılan setten önce taşınmazların Oltu Çayı’nın neden olduğu sele maruz kaldığını, ancak Devlet tarafından setin yapıldığı 13-14 seneden beri Oltu Çayı’nın taşkına neden olmadığını” bildirmişlerdir. Bu halde, taşınmazın dere yatağının etkisinden kurtulan bir yer olduğunun kabulü halinde dahi setin inşaa edildiği bildirilen 13-14 yıl öncesi ile dava tarihi olan 04.01.2010 tarihine kadar zilyetlikle kazanma süresi (20 yıl) geçmediğine göre davanın bu nedenle reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı …nun Geçici 3.maddesi yollaması ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.