Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2011/6591 E. 2012/2774 K. 12.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6591
KARAR NO : 2012/2774
KARAR TARİHİ : 12.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
… ile … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair … Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 20.07.2011 gün ve 82/95 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı, dava konusu 147 ada 41, 43 parsellerle 167 ada 2 parselin kök muris Hasan’dan babası Davut’a kaldığını 20, yılı aşkın süredir kendisinin kullandığını, davalının çok uzun zaman önce Aydın İline göç ettiğini açıklayarak tapu kayıtlarının iptaliyle adına tapuya tesciline karar verilmesini savunmuştur.
Davalı …, dava konusu taşınmazın ortak murisleri Hasan’dan kaldığını, ölmeden önce muris Hasan’ın çocukları arasında mallarını taksim ettiğini, kendisinin bu taksime göre taşınmazların sahibi bulunduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
HUMK.nun 186. maddesine göre, dava konusu 160 ada 2 ve 147 ada 41 parseller bakımından davaya dahil edilen … davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazlar yapılan kadastro çalışmalarında davacının davalının müstakil zilyetliğinden bahisle adına tespit görmüş ve 4.4.2009 tarihinde … adına tapuya tescil edilmiştir.
Davacı, kök muristen gelen hakka ve mirasçılar arasında yapılan taksim sonucu taşınmazın murisine ve ondan da kendisine kaldığını iddia etmektedir. Ayrıca, taşınmaz üzerinde kadastro tespit tarihine kadar 20 yılı aşkın zilyetliği bulunduğunu ileri sürmektedir. Bu tür iddialar özellikle zilyetlik maddi olaylardandır ve tanık ifadeleriyle ispatlanmalıdır. Davacı, dava dilekçesinde tanık deliline dayanmıştır. HMK.nun 24/1. (HUMK.m.72) maddesine göre hakim, iki taraftan birinin talebi olmaksızın kendiliğinden bir davayı inceleyemez. Yine HMK.nun 25/2. (HUMK. m.75) maddesine göre, iki tarafın iddiaları doğrultusunda delillerin toplanması gerekir. Hakim kendiliğinden delil toplayamaz. Mahkemece re’sen seçilen mahalli bilirkişi beyanlarına itibar edilerek davanın sonuçlandırılması doğru olmamıştır. Mahalli bilirkişilerin hangi konularda bilgilerine başvurulacağı HMK.nun 266. (HUMK.m.275) maddesinde açıklanmıştır.
Mahkemece yapılacak iş; dava dilekçesinde tanık deliline de dayanan davacıya tanıklarını bildirmeleri için süre verilmesi, aynı şekilde davalılara da varsa tanıklarını bildirmeleri için süre ve imkan tanımak, mahallinde yapılacak keşifte hazır bulunmaları için bu tanıkları davet etmek, taşınmaz başında dinlemek ve toplanan delilleri birlikte değerlendirerek sonucuna göre karar vermek olmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK. nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 12.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.