Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2011/6605 E. 2012/2775 K. 12.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6605
KARAR NO : 2012/2775
KARAR TARİHİ : 12.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

… ile Hazine, Taşlıca Köyü Tüzel Kişiliği, dahili davalılar … ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Iğdır 1.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 28.06.2011 gün ve 30/489 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı, miras yoluyla intikal ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik nedeniyle 209 parsel sayılı taşınmazın davalı Hazine üzerindeki tapu kaydının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde, Kadastro Kanununun 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının taşınmaza eklemeli olarak yirmi yıldan fazla süredir zilyet olduğu ve kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve 209 parselin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu parsele ait tutanak 01.04.1975 tarihinde kesinleşmiştir. İncelenmekte olan bu dava ise 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin kaçırılmasından sonra 15.01.2010 tarihinde açılmıştır. Anılan maddedeki 10 yıllık süre hak düşürücü nitelikte olup, olumsuz dava koşuludur. Hak düşürücü sürenin gerçekleşmesi, işin esasının incelenmesini önler. Hak düşürücü süre tüm def’i ve itirazlardan önce nazara alınır. Bu nedenle; yargılama bitinceye dek hak düşürücü sürenin geçtiği taraflarca ileri sürülebileceği gibi, görevden ötürü hakim tarafından kendiliğinden de gözönünde tutulur. Nizalı taşınmazın tescili tarihinden sonra sürdürüldüğü iddia ve beyan olunan zilyetlik bakımından ise; kural olarak tapulu taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetlik kazanım sağlamayacağından mülkiyet hakkının kazanılması yönünde değer ifade etmez. Davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Ayrıca, dava Hazine adına tapuda kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline ilişkindir. Böyle bir davada husumet kayıt maliklerine yöneltilmelidir. Davalı … aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar
verilmesi gerekirken, bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 12.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.