Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2011/7045 E. 2012/5779 K. 19.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7045
KARAR NO : 2012/5779
KARAR TARİHİ : 19.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

… ile … ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Delice Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 15.06.2004 gün ve 28/73 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, dava konusu 789 parsel sayılı taşınmazı yirmibeş yıldan beri tasarruf ve zilyetliğinde bulundurduğunu, davalının taşınmazla ilişkisi olmadığı halde, kadastro tespiti sırasında davalı adına 16/32 pay yazıldığını açıklayarak davalıya ait payın iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, uyuşmazlık konusu taşınmazın öncesinde kök miras bırakan Ali’ye ait iken ölümü ile çocukları olan babası İbrahim ile davacının babası …’e kaldığını, İbrahim’in yegane mirasçısı bulunması nedeniyle 1/2 pay sahibi olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine; dava konusu 786 sayılı parselin 400/800 payının davalı … adına kayıtlı olduğu farz edilerek, anılan paydan 80/800 payın iptali ile, davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hükmün, redde yönelik bölümü, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı lehine, MK.nun 638 ve 639. maddelerindeki şartlar gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin önceki hükmün; davacı vekilinin temyizi üzerine Dairenin 10.02.2000 tarih, 2000/624-1080 sayılı ilamıyla özet olarak “…mahkeme gerekçesinde ileri sürdüğü hususların tanık beyanları ve dosya kapsamı ile ilgisinin bulunmadığı, taşınmazın 1975 tarihinde ölen davacının babası ve murisi Mustafa’ya ait olduğu, davacının tek başına davayı açamayacağından öncelikle dava şartının yerine getirilmesi gerektiği, davacıdan murisin diğer mirasçılarının davaya dahil edilmesi veya usulüne uygun muvafakatlarının alınması ya da MK.nun 581. maddesi uyarınca terekeye mümessil tayin edilerek mümessil huzuruyla davaya devam edilerek, dava şartının bu şekilde yerine getirilmesinden sonra deliller ve tanık beyanları yeniden değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği…” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, hükmüne uyulan bozma kararı doğrultusunda davacının miras bırakanı …’in dava dışı diğer tüm mirasçılarının yöntemine uygun biçimde davaya dahil edilerek muvafakatları alınamadığı halde terekeye temsilci atanmadan, bu şekilde dava şartı olan taraf teşkili tamamlanmadan hüküm kurulmuş olup, anılan eksiklik bozma sebebidir.
Bu durumda, mahkemece yapılacak iş; miras bırakan …’in tüm mirasçılarının davaya muvafakatları alınamadığından, TMK.nun 640. maddesi gereğince terekeye temsilci atanması suretiyle taraf teşkilinin sağlanması, bu usuli eksiklik yerine getirilerek dava şartı tamamlandıktan sonra uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesidir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine
ve 48,60 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 19.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.