Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2011/7492 E. 2012/4883 K. 28.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7492
KARAR NO : 2012/4883
KARAR TARİHİ : 28.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil

… ile Hazine ve … aralarındaki tescil davasının kabulüne dair … Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 09.11.2010 gün ve 417/302 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, dava dilekçesinde mevki ve sınırları gösterilen yaklaşık 40.000 m2 yüzölçümlü taşınmazın 1955-1956 yıllarında satıcı Ali Yılmaz tarafından imar-ihya edilmek suretiyle 50 yıldan fazla süredir tarım arazisi olarak kullanıldığını, 07.12.2006 tarihinde satış senediyle devir ve teslim edildiğini açıklayarak, vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, imar-ihya ve zilyetlikle kazanma koşullarının bulunmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuş, TMK.nun 713/6.maddesi uyarınca dava konusu yerin Hazine adına tescilini istemiştir.
Davalı … Köyünün tüzel kişiliğinin kaldırılması üzerine davaya dâhil edilen … yargılama oturumlarında temsil olunmamıştır.
Mahkemece davanın kabulüne, teknik bilirkişi raporunda A harfiyle gösterilen 45314,57 m2 yerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere ve kural olarak TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17 maddelerine dayalı olarak açılan tescil davalarında TMK.nun 713/3. maddesi uyarınca ilgili Kamu Tüzel Kişiliğine husumet yöneltilmesi yasal zorunluluktur. Öte yandan 5747 sayılı Kanun uyarınca Bala İlçesi, Ankara Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisine alınmıştır. Bu nedenle Ankara Büyükşehir Belediyesine de husumet yöneltilmelidir. Davayı takip ettiklerin De, delilleri için süre ve imkan tanınmalıdır.
Toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; dava konusu taşınmaz, 1951 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında ziraata elverişsiz “taşlık” arazi niteliğinde tespit dışı bırakılan yerlerdendir. Mahkemece, imar-ihya ve kazanma koşullarının davacı lehine gerçekleştiği görüşünden hareketle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli değildir. Dava konusu taşınmaz bölümü, 1951 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında ziraata elverişsiz taşlık arazi niteliğinde tespit dışı bırakılmıştır. Daire kararlılık kazanmış uygulamaları gereğince iki ayrı zamanda çekilmiş hava fotoğrafları yoluyla nitelik belirlemesi yapılması gerektiği halde, mahkemece, süre bakımından yetersiz bulunan 1991 tarihli hava fotoğrafı kullanılmıştır. 1975 tarihli hava fotoğrafı ise tek başına sonuca ulaşmak bakımından yetersiz bulunmaktadır. Dava 01.08.2007 tarihinde açıldığına göre bu tarihten geriye doğru en az 20-30 yıl öncesine ait (1977-1987 yılları arası) iki ayrı zamanda çekilmiş hava fotoğraflarının Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulması, daha önce götürülmeyen başka bir jeodezi ve fotoğrametri uzmanı bilirkişi aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte uygulanması, komşu taşınmazlarla ayırıcı sınır ve unsurun bulunup bulunmadığı hava fotoğraflarının çekildikleri tarihlere göre taşınmazın kültür arazisi niteliğinde olup olmadığı, imar ve ihyasının tamamlanıp tamamlanmadığı veya hangi nitelikte bulunduğu hususunda uzman bilirkişiden gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, aynı biçimde topoğrafik haritada bulunduğu yerden getirtilerek aynı bilirkişi aracılığıyla zemine uygulanması, taşınmazın niteliğinin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine, 28.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.