Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2011/7524 E. 2012/4884 K. 28.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7524
KARAR NO : 2012/4884
KARAR TARİHİ : 28.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

Hanifi Vurgun ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne dair … Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 10.11.2009 gün ve 9/465 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, Hazine üzerinde kayıtlı 112 ada 165 parsel kapsamında kalan, yaklaşık 10.000 m2 yüzölçümlü yerin, babasından miras ve taksim yoluyla kaldığını, uzun yıllar tarım arazisi olarak kullanıldığını, ancak kadastro sırasında Hazine adına tespit edildiğini açıklayarak, tapu kaydının iptaliyle vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 112 ada 165 parsel kapsamında kalan ve teknik bilirkişi raporunda A harfiyle gösterilen 4294,20 m2 yerin tapu kaydının iptaliyle davacı adına tapuya tesciline, B ile gösterilen bölüme ilişkin davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Ham toprak niteliğindeki 52354 m2 yüzölçüme sahip 112 ada 165 parsel, Devletin hüküm ve tasarruf altındaki yerlerden olduğu, ileride ekonomik yarar sağlanması mümkün olduğu açıklanarak 11.01.2001 tarihinde Hazine adına tespit edilmiş, tutanağın 23.11.2001 tarihinde kesinleşmesi üzenine tapu kaydı oluşmuştur.
Toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; dava konusu parsel, ham toprak niteliğinde Hazine adına tespit ve tescil edilmiş olup imar-ihyaya muhtaç yerlerdendir. Böyle bir yerin kazanmayı sağlayan zilyetlik yoluyla edinilebilmesi için, TMK.nun 713/1, 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17.maddesinde yazılı olumlu veya olumsuz koşullarının araştırılıp belirlenmesi, kazanma koşullarının kanıtlanması gerekmektedir. Mahkemece kazanma koşullarının davacı lehine gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de ulaşılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Her ne kadar yerel bilirkişi ve tanıklar davacının zilyetliğini açıklamışlar, ziraatçı uzman bilirkişi, A ile gösterilen bölümün zilyetlikle kazanılabilen yerlerden olduğunu açıklamış ise de dosya içerisindeki fotoğraflardan, dava konusu taşınmazın yeni sürüldüğü, ham toprak niteliğini muhafaza ettiği, sınırlarının zeminde belli olmadığı, ham toprak niteliğindeki çevre taşınmazla ayrıcı unsuru bulunmadığı ve imar-ihya olgusunun henüz tamamlanmadığı anlaşılmaktadır. Teknik bilirkişi ise dava konusu yerin 1954 yılına ait hava fotoğraflarında görülmediğini, 1983 yılına ait hava fotoğraflarında ise sınırlarının zeminde belli olmadığını bildirmiştir. O halde; taşınmaz üzerinde davacı lehine kazanma koşullarının oluştuğundan bahsedilemez. Yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonunda yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine, 28.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.