Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2011/7830 E. 2012/4539 K. 21.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7830
KARAR NO : 2012/4539
KARAR TARİHİ : 21.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil

… ile Hazine ve … Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Akseki Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 06.04.2011 gün ve 13/44 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, 121 ada 12 parselin devamı niteliğindeki taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında paftasında yol olarak gösterilmek suretiyle tespit dışı bırakıldığını, taşınmazın genel yol olarak kullanılmadığını açıklayarak adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, dava konusu yerin genel yol niteliğinde olup zilyetlikle kazanılmasının mümkün bulunmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuş, davalı köy temsilcisi, tescile konu yerin miras ve taksim yoluyla davacıya kaldığını, köy tüzel kişiliğiyle ilgisinin bulunmadığını bildirmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne teknik bilirkişi raporunda A harfiyle gösterilen 148.48 m2 yerin en son parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; TMK.nun 713/1, 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca tescil isteğine ilişkindir. Dava konusu yer, 2007 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında paftasında yol olarak gösterilmek suretiyle tespit dışı bırakılmıştır. Mahkemece kazanma süresi ve koşullarının davacı lehine gerçekleştiği görüşünden hareketle davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen karar dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Mahallinde yapılan 29.02.2008 tarihli keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişi Abdullah Kara ve davacı tanıkları Mehmet Öztürk ile Hasan Özmen açıkça; bu yerin umuma ait yol olduğunu belirtmişlerdir. Yine taşınmaz başında yapılan 2. keşif sırasında dinlenen yerel bilirkişiler Hüseyin Acar ve Abdurrahman Şahin ile davacı tanığı Ahmet Karakaş’da dava konusu yerin her yıl 2 ay süreyle köylüler tarafından üzüm pekmezi yapmak üzere pekmez damına gitmek için kullanıldığını açıklamışlardır. Bütün bu beyanlara göre yılın belli bir süresinde olsa dahi köylünün müşterek istifadesinde olan bu yolun davacıya tahsisi doğru olmayacaktır. TMK.nun 715. maddesinde yolların kamu malı olduğu açıklanmıştır. Kamu malı niteliğinde bulunan bir yerin kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yolu ile edinilmesi ve özel mülkiyet şeklinde de tapuya tescili mümkün bulunmamaktadır. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonunda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine, 21.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.