Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2011/7914 E. 2011/7654 K. 26.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7914
KARAR NO : 2011/7654
KARAR TARİHİ : 26.12.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

… ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasında mahkemenin görevsizliğine dair Konya 3. Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 31.12.2010 gün ve 1631/2139 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, öncesi tapusuz iken idari yoldan davalı Hazine adına 8779 parsel olarak tescil edilen taşınmazın vekil edeni tarafından eklemeli olarak 1969 yılından beri tasarruf edildiğini açıklayarak tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın üzerindeki muhtesatla birlikte belirlenen değerinin 30.000 TL olduğu ve değer itibariyle Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle, görevsizlik kararı verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya arasında yer alan bilgi ve belgelere göre, dava konusu 8779 parsel sayılı taşınmaz arsa niteliğiyle 341 m2 yüzölçümlü olarak 11.4.2006 tarihinde idari yoldan Hazine adına tescil edilmiştir.
Davacı, dava konusu taşınmazın öncesinde tapuda kayıtlı bulunmadığını, babası tarafından Sille Belediyesinden satın alınarak üzerine ev yapıp ağaç dikmek suretiyle zilyet ettiğini, ölümü üzerine de mirasçılar arasında yapılan taksim sonucu kendisine kaldığını açıklayarak taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir. Dava dilekçesinde dava değeri 5.000 TL olarak gösterilmiş, 31.12.2010 günlü yargılama oturumunda ise davacı tarafından dava konusu arsanın değerinin 5.000 TL, üzerindeki muhtesat ve evin değerinin 30.000 TL olduğu bildirilmiştir. Dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaya göre, uyuşmazlığın muhtesatla ilgili olmadığı sadece zemine ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, iptal ve tescili istenilen taşınmazın üzerinde bulunan muhtesatların değeri dikkate alınmadan belirlenecek değer, dava değeri olarak kabul edileceğinden dava değerinin 5.000 TL olarak kabulü gerekirken, mahkemece davacının 31.12.2010 günlü yargılama oturumundaki beyanına göre taşınmaz ve üzerindeki muhtesatlar dikkate alınarak belirlenen değere göre görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu yönündeki saptaması doğru olmamıştır. Çünkü davacının zemin üzerindeki muhtesatla ilgili olarak bir dava ve isteği bulunmamaktadır. Dava değerinin 5.000 TL olup, dava tarihine göre görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu gözden kaçırılarak yanlış değer tespiti suretiyle yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmiş olması doğru değildir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle ve 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. Maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 26.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.