Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/1042 E. 2012/8175 K. 27.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1042
KARAR NO : 2012/8175
KARAR TARİHİ : 27.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

Abdullah Babuçcu ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Hadim Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 10.03.2011 gün ve 1509/36 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı kadastro çalışmaları sırasında, dava konusu 207 ada 50 parsel sayılı taşınmazın yanlışlıkla Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, bu yerin babasından kendisine kaldığını, eklemeli zilyetliğin 80-90 yıldan beri kendilerinde olduğunu açıklayarak Hazine üzerindeki tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Hazine temsilcisi davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, 250 ada 50 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 4.057,206 m2’lik bölümünün ifraz edilerek aynı ada son parsel numarası verilerek davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hükümden sonra, mahkemece, resen dosya tekrar ele alınmış 17.02.2011 tarihli tavzih kararında “hüküm kısmında 2 nolu bentte fen bilirkişisi raporunda “A” harfi ile gösterilen kısmın miktarı sevhen 4057,206 m² olarak yazılmış olup, 4507,206 m² olarak düzeltilerek tasdik olunur” şeklinde karar verlmiştir. Hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; dava konusu 207 ada 50 nolu parsel zilyedi tarafından tahdit ve tespit esnasında zilyetlik hak ve iddiasında bulunulmadığı, muhtar ve bilirkişilerce taşınmazın kime ait olduğunun bilinemediği açıklanarak, Hazine adına tarla niteliği ile 15.935,81 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiş, tespitin itiraz edilmeksizin kesinleşmesiyle 02.11.2006 tarihinde tapu oluşmuştur.
Mahkemece, 207 ada 50 parselin tapusunun kısmen iptali ile tescil istenildiği halde, dava konusu olmayan 250 ada 50 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hüküm kurulması doğru olmadığı gibi tapu kaydı iptal edilmeden davacı adına tescile karar verilmiştir. Tapu kaydı iptal edilmeden tescile karar verilmesi infazda duraksamaya yol açar. Mevcut tapu kaydı iptal edilmeden, aynı taşınmazın ikinci defa tesciline karar verilmesi kanuna aykırıdır.
Kabule göre de, teknik bilirkişi Süleyman Baş’ın 28.07.2009 tarihli rapor ve krokisinde davaya konu “A” harfi ile gösterilen bölüm 4.507,206 m2 olmasına karşın, kararda 4.057,206 m2 yazılması ve hüküm sonucunu değiştirecek şekilde tavzih kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK.nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nın 440/III-2 bendi gereğince ilama karşı karar düzeltme yolunun kapalı bulunduğuna 27.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.