Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/11548 E. 2012/11399 K. 29.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11548
KARAR NO : 2012/11399
KARAR TARİHİ : 29.11.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR

Alacaklı … tarafından borçlular M.Koray Özkan, Ömer Faruk Çınar, Ferhat Çınar aleyhinde, taşınmazın tahliyesi ilamına dayalı olarak, ilamların icrası yolu ile ilamlı takip başlatıldığı ve adı geçen borçluya örnek 2 numaralı icra emri tebliğ edilerek, tahliyenin talep edildiği, borçlular tarafından ilamın kesinleşmeden icra edilemeyeceği gerekçesiyle takibin iptalinin istendiği, mahkemece ilamın taşınmazın aynına ilişkin olduğundan kesinleşmeden icra edilemeyeceğinden bahisle takibin iptaline karar verildiği, kararın alacaklı vekilince temyiz edildiği görülmektedir.
H.M.K. 367/2 (HUMK.nun 443/4.) maddesi gereğince, gayrimenkule ve buna ilişkin ayni haklara dair hükümler kesinleşmedikçe icra edilemez. Bu nedenle, aynı ilamda yazılı eklentilerin de infazının istenebilmesi için ilamın kesinleşmesi zorunludur. Buna karşılık gayrimenkulün aynına ilişkin olmayan (gayrimenkul üzerindeki kişisel “şahsi” haklara ilişkin olan) ilamların icraya konulabilmesi için bunların kesinleşmesine gerek yoktur. Yani bu ilamlar kesinleşmeden icraya konulabilir. (Prof. Dr. Baki Kuru İcra İflas Hukuku, 3.cilt, sf:2212)
Takibe konu İstanbul 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 22.03.2012 tarih ve 2011/831 Esas, 2012/175 Karar sayılı ilamının incelenmesinde; eldeki davanın davalısı tarafından, davaya konu 1 nolu bağımsız bölümle aynı binada bulunan 5 nolu bağımsız bölüm maliki sıfatıyla, yönetim planı ve tapu kaydında mesken olan bu taşınmazın işyeri olarak kiraya verilmesi nedeniyle, taşınmazın eski hali olan meskene dönüştürülmesi, tahliyesi ve ortak kullanım alanına verilen zararın tazmininin istediği, Mahkemece davanın kabulüne taşınmazın meskene döndürülmesi için 15 gün süre verilmesine, aksi halde davalı kiracıların taşınmazdan tahliyesine, ortak kullanım alanındaki reklam tabelalarının davalılar tarafından kaldırılmasına, bu konuda 3 gün süre verilmesine, bu süre içerisinde kaldırılmadığı takdirde masrafların davalılardan tahsil edilmek kaydıyla davacı tarafından
tabelanın kaldırılmasına karar verildiği görülmektedir. Bu durumda, ilamda, taşınmazın aynının tartışma konusu yapılmadığı görülmektedir. O halde, taşınmazın aynı ihtilaflı olmadığından ilamın infazı için kesinleşmesi de gerekmez. Mahkemece istemin anılan gerekçeyle reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366.nun ve HUMK.nun 428.maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK.nun 366/3.maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 29.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.