YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1271
KARAR NO : 2012/7436
KARAR TARİHİ : 14.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
… ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair İncesu Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 17.11.2011 gün ve 4/231 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, miras yoluyla intikal, taksim ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik nedenlerine dayanarak Hazine üzerinde kayıtlı bulunan 173 ada 47 parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 2500 m2 ‘lik kısmının tapu kaydının iptaliyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, 173 ada 47 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişinin 26.08.2011 tarihli raporunda A harfiyle gösterilen 2408,82 m2’lik bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; uyuşmazlık, kadastro çalışmaları sırasında ham toprak niteliğiyle Hazine adına tespit ve tescil edilen taşınmaz içindeki bir kısım yerin davacıya babasından intikal etmesi nedeniyle zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği ve dava koşulunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişi, dava konusu yerin davacının babasına ait olduğunu, sağlığında babasının kullandığını, şu anda davacıya kalıp kalmadığını bilmediğini söylemiştir. Bir kısım tanıklar, dava konusu taşınmazın davacının babasından davacıya kaldığını, tanık Ahmet Özal burayı davacınının kullandığını, ancak mirasın taksimi konusunda bilgisinin olmadığını ifade etmişlerdir. Davacının kardeşi olan tanık Hüseyin(Adem) ise, taşınmazın babalarına aitken, şimdi davacı tarafından ekilip biçildiğinden söz etmiştir.Böylece, tanıklar, taşınmazın davacıya babasından kaldığını bildirmekle birlikte intikal şekli hakkında bir açıklama yapmamışlardır. Bu husus tahkikat hakimi tarafından da sorulup belirlenmemiştir.
Taşınmaz muristen intikal ettiğine göre, TMK.nun 640/2 ve 702/2. maddelerine göre, mirasçılar terekeye elbirliği ile sahip olurlar ve bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Tasarruf işlemleri için ortakların oybirliği ile karar vermeleri gerekir. Bu bakımdan davacının tek başına taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini istemesi mümkün değildir. Dosya içerisinde bulunan nüfus kaydına göre, davacının babasının 1985 yılında öldüğü ve davacıdan başka dava dışı mirasçılarının da bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı, muristen intikal ve taksim hukuki sebebi ile taşınmazın adına tescilini istediğine göre davanın tereke adına açılmadığında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Eldeki dava, mirasçılık sıfatı bulunmayan üçüncü kişiye (Hazineye) açılmıştır. Dava şartı, kamu düzeni ile ilgili olduğundan taraflarca ileri sürülmese dahi taşınmazın taksim ya da başka devir yoluyla davacıya verilip verilmediğinin mahkemece re’sen araştırılıp belirlenmesi zorunludur.
Davalı Hazine vekilinin temyiz talebinin kabulüyle usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 14.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.