YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2041
KARAR NO : 2012/8138
KARAR TARİHİ : 27.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil
… ile … ve dahili davalı Hazine aralarındaki tescil davasının reddine dair Manavgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 26.07.2011 gün ve 457/448 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi dahili davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, imar-ihya ve zilyetliğe dayanarak dava dilekçesinde sınırlarını açıkladığı tahmini 2,5 dönüm miktarlı taşınmazın adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, dava konusu taşınmazın deniz kumluğu olduğunu, imar-ihya edilmek suretiyle kazanmaya elverişli olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece; dava konusu taşınmazların “deniz kumluğu”olduğu gerekçe gösterilerek aynen “1-Davanın reddine,
2-Kızılağaç Köyü 1450, 1458, 1324, 210 ada 1 ve 2 parsellerin deniz kumluğu olduğu anlaşılmakla tapudan terkini için Tapu Sicil Müdürlüğüne yazı yazılmasına ve Hazineye tapudan terkini için gerekli girişimlerde bulunması bakımından ihbarda bulunulmasına,
3- Kısa kararın derhal Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine ve 2 nolu hüküm bendinde belirtilen parsellerin tapu kayıtlarına geçici şerh düşülmesine” karar verilmiştir. Hükmün 2. ve 3. fıkraları davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, imar-ihya ve zilyetlik hukuksal nedenlerine dayalı olarak açılan tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Dava konusu taşınmazın ihdasen Hazine adına tescil edilen taşınmazlar içerisinde olduğu anlaşılmıştır. Dava, taşınmazların deniz kumluğu olduğu gerekçe gösterilerek reddedilmiş ve bu konuda davacı taraf temyiz talebinde bulunmamıştır. Hüküm fıkrasında açıklanan taşınmazlar Hazine adına kayıtlıdır. Hazine adına kayıtlı olan bu taşınmazların deniz kumluğu olduğu gerekçe gösterilerek ihbarda bulunulması ve tapuya şerh düşülmesine karar verilmesi HUMK.nun 72, 74. ve 75. (HMK. m.24, 25 ve 26) maddelerine aykırıdır. Anılan maddeler gereğince hakim, “iddia ve savunmayla bağlı olup ondan fazlasına ve başka bir şeye karar veremez”, denilmektedir. Hakimin kendiliğinden bir davaya bakması söz konusu olmadığından yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması usul ve kanuna aykırıdır. Öte yandan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan dağ, tepe, genel sular, deniz kumluğu gibi yerler için ihdas yoluyla ya da başka bir şekilde oluşturulan tapu kayıtları yolsuz tescil hükmünde olup: tescil kararları ilgilisi lehine bir sonuç doğurmayacaktır.
Hal böyle olunca davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 2. ve 3. fıkralarına ilişkin bölümünün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4 (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/1 maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.