YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2131
KARAR NO : 2012/10079
KARAR TARİHİ : 08.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
… ve müşterekleri ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Gazipaşa Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 30.06.2011 gün ve 110/298 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacılar … ve … vekili ile davalı Hazine vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili kadastro çalışmalarında 1258 parsel numarası ile tespit edilmişken tutanağa yönelik itiraz üzerine Gazipaşa Kadastro Mahkemesinin 2011/38 Esas, 2002/34 Karar sayılı ilamı sonucunda Hazine adına 1355 parsel sayısı ile tescil edilen taşınmazın evveliyatından beri tarım arazisi vasfında olduğunu ve davacılar …, … ile … tarafından önceki zilyetlerinden satın alındığını açıklayarak Hazine üzerindeki tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, taşınmazın hükmen Hazine adına tescil edildiğini, davacılar … ve … yönünden kesin hüküm engeli bulunduğunu, davacı …’in ise zilyetlikle kazanma şartlarına sahip olmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, … … ve … yönünden açılan davanın kesin hüküm nedeniyle reddine, davalı … yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün redde ilişkin bölümü davacılar … ve … vekili tarafından ve kabule ilişkin bölümü ise davalı Hazine vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacılar … ve … vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün … ve …’a ilişkin bölümünün ONANMASINA,
Davalı Hazine vekilinin hükmün kabulüne ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dava konusu 1258 parselden ifrazen gelen 1355 parsel sayılı taşınmazın 28.01.1982 tarihinde, senetsizden, 286 parselin miktar fazlası olarak, Hazine adına tespit edildiği, tutanağa yönelik itiraz üzerine, Gazipaşa Kadastro Mahkemesinin 2011/38 Esas, 2002/34 Karar sayılı ilamı sonucunda Hazine adına tescil edildiği saptanmıştır. 30.05.2011 tarihli keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına göre; dava konusu taşınmaz, öncesinde … …’a ait iken davacılardan … tarafından bu şahıstan alınmış olup, dosya kapsamında bulunan ve davacının dayanmış olduğu harici satış senetlerinde de, taşınmazın öncesinde … …’a ait iken, 24.10.1985 tarihinde … …’e ve aynı tarihte … … tarafından davacılardan …’a satıldığı, … tarafından da 31.01.1986 tarihinde …’e satıldığı, …’in dava konusu taşınmaza ilişkin olarak Gazipaşa Kadastro Mahkemesinin 2011/38 Esas, 2002/34 Karar sayısı ile yapılan yargılamaya iştirak ettiği, mahkemece dayandığı satış senedi tespit tarihinden sonra düzenlenmiş olduğundan görevsizlik kararı verildiği ve kararın kesinleştiği tespit edilmiştir.
Her ne kadar davacı … hakkında Gazipaşa Kadastro Mahkemesinin 2011/38 Esas, 2002/34 Karar sayısı ile görevsizlik kararı verilmiş ise de, aynı yargılamaya iştirak eden ve taşınmazı ilk olarak 1982 yılında …’a devreden … … dahi 24.12.1986 tarihinde hak iddiası ile davaya müdahil olmuş ve 12.12.1995 tarihli feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, aynı şekilde davacının bayisi olan … yönünden de davanın reddine karar verilmiştir. Somut olayda, davacı TMK.nun 996. maddesi gereğince eklemeli zilyetliğe dayanmıştır. Taşınmaza ilişkin kadastro mahkemesinde görülen davada, davacının bayileri taraf olarak yer almış ve bu şahıslar yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Red kararları onların ardılı ve cüzi halefi olan davacıyı bağlayacağı ve davacının tespitten sonra Hazine adına tapu kaydının oluştuğu tarihe kadar 20 yıllık müstakil zilyetliği bulunmadığından davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya uygun değildir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle usul ve kanuna aykırı görülen yerel mahkeme hükmünün kabule ilişkin bölümünün 6100 sayılı …nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. , HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, aşağıda dökümü yazılı 18,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2,75 TL’nin temyiz eden … ve …’tan alınmasına 08.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.