YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2168
KARAR NO : 2012/9387
KARAR TARİHİ : 18.10.2012
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı
… ile … aralarındaki katkı payı alacağı davasının kabulüne dair …. Aile Mahkemesinden verilen 02.11.2011 gün ve 88/955 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili ve davacı vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşüünüldü:
KARAR
Davacı vekili, davalı adına tapuda kayıtlı bulunan 1759 ada 3 parsel sayılı taşınmazın evlilik birliğinin devamında vekil edeni tarafından parası ödenmek suretiyle edinildiğini açıklayarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 10.000 TL katkı payı alacağı ile 23.01.2003 tarihinden itibaren kullanım bedelinin yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, 02.11.2011 tarihli kısa kararda herhangi bir miktar belirtilemeden ve kabul edilen talebin hangisi olduğu açıklanmadan davanın kabulüne, aynı tarihli gerekçeli kararda ise davacının davasının kabulüyle 10.000 TL katkı payı alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve dosya kapsamından görüldüğü üzere; kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. Kısa kararla gerekçeli karar arasında bu uyumsuzluk mahkemelere olan güveni sarsar. Kısa kararda kabul edilen talep ve alacak miktarı belirtilmediği halde gerekçeli kararda kabul edilen alacak miktarı açıklanmıştır. Hükümlerin kurulmasında esas olan kısa karardır. Gerekçeli kararın kısa karara uygun olarak yazılması gerekir. Anayasanın 141. maddesinin koymuş olduğu duruşmaların aleniyeti kuralı ve …nun 28. maddesi gereği kararların alenen tefhimi icap eder. Kısa kararla gerekçeli kararın ayrı nitelikte ve çelişik bulunması bu aleniyet kuralına aykırı düşer. (HUMK. m. 388, 389, HMK. m. 297). Tebliğ edilen ilamın tefhim edilen kısa karara uygun bulunması aynı zamanda kamu düzeniyle ilgilidir. 10.04.1992 tarih, 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında belirtildiği gibi, “Kısa kararla gerekçeli kararın çelişik olması bozma nedenidir. Yerel mahkeme bozmadan sonra önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydıyla hakimin vicdani kanaatine göre karar verebilir” denilmiştir. Hüküm bu nedenle kanuna, tarih ve numarası belirtilen Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olarak tesis edilmiştir.
Davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı …nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK.nun 388/4., HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 594,00’er TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya ayrı ayrı iadesine 18.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.