Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/2236 E. 2012/8274 K. 28.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2236
KARAR NO : 2012/8274
KARAR TARİHİ : 28.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

… ile … ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair İncesu Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 20.12.2011 gün ve 677/277 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … vekili, 60 yılı aşkın süredir davacının dedesinin zilyetliğinde iken ölümü ile mirasçılar arasında yapılan taksimle davacıya düşen 260 ada 82 ve 83 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydındaki malik Hacı oğlu …’ın tapu kütüğünden kim olduğu anlaşılamayan ve ayrıca 20 yıl önce ölen bir şahıs olduğunu açıklayarak tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiş, 28.07.2011 tarihli yargılama oturumunda TMK.nun 713/2. maddesindeki ”maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan sebebine” dayandığını açıkça bildirmiştir.
Davalılar Hacı oğlu … mirasçıları vekili, 82 parsel sayılı taşınmaza ilişkin 1937 tarih 1826 tahrir nolu vergi kaydında kayıt malikinin miras bırakanları Hacı oğlu… olduğundan bu parsel yönünden davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların tapu kayıt maliki Hacı oğlu Osman kim olduğu bilinmeyen şahıs olduğundan davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK.nun 713/2. fıkrasında yazılı üç hukuki sebepten biri olan “…maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan…” hukuki sebebine dayalı olarak ve tapu kütüğünün bu nedenle hukuki değerini yitirdiği gerekçesiyle açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır. Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda, tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde, kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK.nun 713/2. maddesindeki düzenlemelerdir. Anılan maddede, “aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan veya 20 yıl önce ölmüş, ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir” denilmiştir.
Somut olayda davacı vekili, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan sebebine dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Dava konusu taşınmazlar 07.05.1975 tarihinde 1937 tarih 1826 tahrir nolu vergi kaydına göre Hacı oğlu Osman adına tespit edilmiş, tutanakların itirazsız olarak 05.04.1976 tarihinde kesinleşmesi üzerine ölü olduğu beyanlar hanesine şerh düşülerek aynı şahıs adına tapuya tescil edilmişlerdir. Dosya içinde bulunan ve kadastro sırasında dava konusu taşınmazlara uygulanan 1937 tarih 1826 tahrir nolu vergi kaydında da malik olarak Hacı oğlu Osman açıkça belirtilmektedir. Bu halde tapuda adı ve baba adı yazılı bulunan tapu malikinin, kadastro tutanağı ve tedavül gören vergi kaydındaki bilgilere göre baba adı belli olduğu gibi, bilinmeyen kişilerden olmayıp tanınan ve bilinen kişi olduğu anlaşılmaktadır. Kayıt malikinin mirasçılarının belirlenmemesi, kimliğine ait bilgilerin elde edilememesi, adresinin tespit edilememesi gibi hususlar, o kişinin tapu kütüğünde maliki bilinmeyen kişi olarak nitelendirilmesini gerektirmez. TMK.nun 713/2. maddesinde kanun koyucu tarafından tapu kütüğünün incelenmesinden anlaşılamayan, kim olduğu belirlenemeyen hayali kişiler amaçlanmıştır. Tapuda kayıtlı bir taşınmaz, var olmayan bir kişi adına tescil edilmiş ve bu nedenle kayıt malikinin kimliği yeteri kadar açıklık taşımıyorsa, o taşınmaz malikinin tapu kütüğünden anlaşılmayan bir kişi olarak kabulü gerekir. Somut olayda, sadece maliki tapu kütüğünden kim olduğu anlaşılamayan sebebine dayanıldığına, ölüm sebebi ayrıca ileri sürülmediğine göre, dosya içeriği ile maliki tapu kütüğünden kim olduğu belirlenen Hacı oğlu Osman hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüne, yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı …nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4., HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 142,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine 28.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.