YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2704
KARAR NO : 2012/3190
KARAR TARİHİ : 24.04.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İcra takibine itiraz
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Alacaklı tarafından 1008 sayılı Sofular Tarım Kredi Kooperatifi tarafından kredi borç senetlerine dayalı olarak borçlu hakkında ilamların icrası yolu ile icra takibi başlatılmıştır.
Borçlunun İcra Mahkemesine başvurusu senetler altındaki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle takibin iptaline yöneliktir.
1581 sayılı Kanunun 12. maddesi “kooperatiflerin kredi ile ilgili alacak senetleri, kayıtları ve her türlü taahhütname ve sözleşmeler ortağın oturduğu veya kooperatifin bulunduğu köy veya mahalle ihtiyar heyetleri tarafından parasız olarak tasdik olunur. Bu suretle tasdik olunan senetler ve belgeler İİK.nun 38. maddesinde yazılı belgeler hükmündedir” açıklamasını getirmiştir. İİK.nun 38. maddesi ise “mahkeme huzurunda yapılan sulhler, kabuller ve para borcu ikrarını havi resen tanzim edilen noter senetleri ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletler, ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir. Bu maddedeki icra kefaletleri müteselsil kefalet hükmündedir.” düzenlemesini içerdiğinden takip dayanağı 1581 sayılı Tarım Kredi Kooperatifi borç senedi ilam niteliğinde olup, belgedeki imza inkar edilemez, edilmesi halinde ise, İcra Mahkemesi tarafından imza incelemesi yapılamaz. Ancak maddede açıkça söz konusu senetlerin köy veya mahalle ihtiyar heyetleri tarafından tasdiki halinde ilam niteliği kazanabileceği vurgulanmıştır. Şehir ve kasabalardaki mahalli muhtar ve ihtiyar kurulları tüzüğünün 4. maddesinde “mahalle muhtar ve ihtiyar kurulu bir muhtar ve dört üyeden kurulur…” denilmektedir.
Borçlunun takip dayanağı sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzasının yeraldığı tartışmasızdır ve hakkında ilamlı icra takibi başlatılmıştır.
İİK.nun 33/1. maddesine göre, icra emri tebliği üzerine borçlu 7 gün içinde icra mahkemesine başvurarak takip konusu borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir.
Mahkemece, takip dayanağı kredi borç sözleşmesinin yukarıda belirtilen unsurları taşıyıp taşımadığı yöntemince araştırılıp dayanak belgenin anılan yasa maddeleri koşullarında ilam mahiyetinde bir belge olup olmadığı öncelikle tespit edilmeli, ilam mahiyetinde belge olduğunun tespiti halinde ise, borçlunun şikayeti İİK.nun 33/1. maddesi kapsamında değerlendirilmelidir. Açıklanan nedenlerle eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.nun 366 ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 24.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.