Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/3204 E. 2012/6466 K. 28.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3204
KARAR NO : 2012/6466
KARAR TARİHİ : 28.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi

… ile Hazine, … ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü aralarındaki tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi davasının reddine dair İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 24.01.2012 gün ve 77/4 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, dava dilekçesinde adresi yazılı taşınmazda vekil edeninin 1983 yılından beri fiilen ikamet ettiğini, vekil edeninin müteveffa karısı …’in anne ve babası tarafından 1930-1940’lı yılarda noter senetleriyle satın alınan taşınmaz üzerinde üç adet ev ve geniş bahçe bulunmaktayken daha sonra açıklayacakları bir kısım yolsuz tescille taşınmazın bir bölümünün vakıflar arasında el değiştirerek, bilahare inşaat firmasına devredilerek bina yapıldığını, vekil edeninin eşi ve ailesiyle uzun yıllardır tasarrufunda bulunan taşınmaz üzerinde zilyetlikle edinim koşullarının gerçekleştiğini açıklayarak, adresi bildirilen 1200 m2 taşınmaza elatmanın önlenilmesini, tapu kaydının iptaliyle davacı adına tescilini, maddi ve manevi tazminat haklarının kabulüne karar verilmlesini istemiştir.
Davalı …, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve … vekilleri, dava dilekçesinde iptal ve tescil isteğine konu parselin belirtilmediğini, nizalı taşınmazın belirlenmesi durumunda cevaplarının sunulacağını bildirmiştir.
Mahkemece, kesin mehil süresinde dava konusu parsel numarasının bildirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı taraf, dava dilekçesinde davaya konu taşınmazın ada ve parsel numarasını açıklamamakla birlikte “Kaptanpaşa Mahallesi, Piyale Mumhanesi Sok. No: 26” adresinde bulunduğunu belirtmiştir. Dosya arasında mevcut karşılık yazısında Tapu Sicil müdürdlüğü tapu sicillerinin adres esasına dayalı tutulmadığı, ada ve parselinin bildirilmesi halinde nizalı taşınmaza ilişkin tapu kayıt bilgilerinin çıkarılabileceğini, bununla birlikte davanın dilekçe ekinde tapu kaydını gönderdiklerdi taşınmazlara ilişkin olabileceğinin tahmin edildiğini belirtmiştir. Davacı tarafın gönderilen tapu kayıtlarına karşı beyanda bulunmaması ve uyuşmazlık konusu taşınmazın ada-parsel bilgilerini sunmaması nedeniyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan inceleme karar vermeye yeterli değildir. Davacı, dava dilekçesinde niza konusu taşınmazın bulunduğu adresi açık şekilde belirttiğine göre, mahkemece yapılacak iş; dava konusu yerin belirlenmesi için davacının da hazır olacağı şekilde keşif yapılması, davacı tarafından dava konusu yerin gösterilmesi; kadastro fen elemanı tarafından ada ve parsel bilgilerinin belirlenmesini müteakip belirlenen dava konusu taşınmaza ilişkin tapu kayıtları ve kadastro tutanaklarının getirtilmesi, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde taraf delillerinin toplanarak sonucuna göre bir hüküm kurulmasıdır. Eksik incelemeyle hüküm kurulamaz.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve yasa hükümlerine uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4 (HMK.m 297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve istek halinde 21,15 peşin harcın temyiz eden davacıya iadesine, 28.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.