Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/395 E. 2012/9832 K. 05.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/395
KARAR NO : 2012/9832
KARAR TARİHİ : 05.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

… ile … ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Hanak Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 28.02.2011gün ve 55/40 sayılı hükmün Yarıtay’ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı …, davalıla…,..,… ve … adına tespit edilen 24 parça taşınmazın ortak kök muris …’tan kaldığını, taşınmazlar üzerinde yakın muris … aracılığı ile 1/3 oranında miras payı bulunduğunu, İstanbul’da bulunması nedeniyle davalılar adına tespit edildiğini açıklayarak tapu kayıtlarının l/3 oranında iptaliyle yakın muris … mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Usulüne uygun tebligata rağmen davalılar yargılama oturumlarında temsil olunmamışlardır.
Mahkemece, taraf teşkili hususunda verilen kesin süre gereğinin yerine getirilmediği açıklanmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve dosya kapsamından, dava miras payına dayalı pay iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; 20.01.2010 tarihli oturumda, kayıt maliki Hazine ile gerçek kişilerin davaya dahil edilmesi ve taraf teşkilinin sağlanması için davacı tarafa 30 günlük kesin süre verilmesine, davacının mazeret bildirmesi nedeniyle kesin süre ve sonuçlarının meşruhatlı olarak davacıya tebliğine karar verilmiştir. Davetiye 27.01.2011 tarihinde davacıya tebliğ edilmiş ise de, davetiyeye kesin süre ve sonuçlarını hatırlatan herhangi bir meşruhat düşülmemiştir. O halde; mahkemece verilen sürenin HUMK.nun 163. maddesinin (6100 sayılı HMK.nun 94.m.) hükmüne uygun olduğundan söz edilemez. Kesin sürenin hukuki sonuç doğurabilmesi için taraflara yükletilecek hak ve borçlar açık bir biçimde belirtildikten sonra bu hakların ve yükümlülüklerin kesin süre içinde yerine getirilmesi konusunda aynı zamanda uyarılması lazımdır. Davacı adına çıkarılan tebligatta herhangi bir uyarı ibaresine rastlanılmamıştır. Bu nedenle çıkarılan tebligat ve verilen kesin süre usulüne uygun bulunmadığına göre yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davacının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, yine 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK.nun 388/4 (HMK.m 297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 05.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.