YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4183
KARAR NO : 2012/4625
KARAR TARİHİ : 22.05.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Alacaklı Bilmar Finansal Kiralama A.Ş. tarafından, borçlu şirket aleyhinde Beşiktaş 14. Noterliğinin 06.11.2006 tarih ve 17971 yevmiye nolu düzenleme şeklindeki finansal kiralama sözleşmesine dayalı olarak, ilamların icrası yolu ile İLAMLI takip başlatılmış, borçlu vekili süresi içinde, takip dayanağı belgenin, finansal kiralama sözleşmesi olduğunu, para borcu ikrarını içeren İİK.nun 38. maddesinde yazılı belgelerden olmadığını, ilamlı takibe konu edilemeyeceğini bildirerek, icranın geri bırakılmasını talep etmiş, mahkemece alacaklının bu senede dayalı olarak ilamlı takip başlatmasında takip hukuku açısından bir engel bulunmadığı belirtilerek, icranın geri bırakılması talebinin reddine karar verildiği, borçlu vekilince kararın temyiz edildiği görülmektedir.
İİK.nun 38.maddesinde: “ Mahkeme huzurunda yapılan sulhler, kabuller ve para borcu ikrarını havi re’sen tanzim edilen noter senetleri ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletler, ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir” düzenlemesine yer verilmiştir. Maddeden de anlaşılacağı üzere para borcu ikrarını içeren düzenleme şeklindeki noter senetleri ilam niteliğindedir. Ancak bu senetlerin ilam sayılabilmeleri öncelikle noterden düzenleme şeklinde yapılması ve kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içermesi koşuluna bağlıdır. Noterce düzenleme şeklinde yapılmasına rağmen iki tarafa borç yükleyen diğer bir ifade ile karşılıklı edimleri içeren bir sözleşme ilam niteliğinde sayılamaz.
Somut olayda takip dayanağı finansal kiralama sözleşmesi içeriği itibariyle taraflara karşılıklı edimler yüklemekte olup kayıtsız şartsız para borcu ikrarını içermediğinden borçlu tarafından borcun kabulüde söz konusu olmadığından alacağın tahsili yargılamayı gerektirir. Anılan yasal düzenlemeye göre bu belge ile ilamların icrası yolu ile ilamlı takip yapılamaz.
Bu durumda mahkemece şikayetin kabulü ile icranın geri bırakılmasına karar verilmesi yerine yazılı gerekçeyle şikayetin reddi yönünden hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, 22.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.