YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4208
KARAR NO : 2012/5195
KARAR TARİHİ : 04.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
… ile … ve … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dai…Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 15.12.2010 gün ve 164/202 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı … vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı … dava dilekçesinde 122 ada 54 sayılı parselin babasından kaldığını, yalnızca kardeşi davalı … adına tespit ve tescil edildiğini açıklayarak babası ve miras bırakan Fevzi Kama mirasçıları adına veraset belgesindeki payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı …’ya dava dilekçesi tebliğ edilmesine karşın yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Taşınmazı 08.09.2010 tarihinde tapuda yapılan satış ve devirle davalı …’dan satın alan davalı … 26.11.2010 tarihinde yapılan keşifte taşınmazı Abdullah’dan satın aldığını, parasını verdiğini ve bir diyeceği olmadığını bildirmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davalı …’dan davalı …’e geçen 122 ada 54 sayılı parselin tapu kaydının iptali ile muris Fevzi’nin tüm mirasçıları adına payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi üzerine hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik ve muristen intikal hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi gereğince açılan miras payı oranında iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Davanın koşulları dava açıldığı tarihte mevcut olan koşullar ve kurallar çerçevesinde belirlenir. Davacı …, her ne kadar dava dilekçesinde, babasından intikal eden 122 ada 54 sayılı parselin tapu kaydının iptali ile tüm mirasçıları adına iptal ve tescil isteğinde bulunmuş ise de, dava başlangıçta mirasçı (davalı) Abdullah’a karşı açılmış olmakla, mirasçılar arasında açılıp yürüyen bir dava olup davacı …’ın ancak miras payı oranında iptal ve tescil istemesi söz konusu olur. Bu nedenle davanın miras payı oranında iptal ve tescil isteğine ilişkin olduğunun kabulü gerekir. Taşınmaz, yargılama devam ederken davalı … tarafından HUMK.nun 186.maddesi gereğince kendisine dava yöneltilen Fahrettin’e tapuda satılıp devredilmiştir. Davacı; terekeye göre üçüncü kişi durumunda bulunan Fahrettin’e karşı ayni hakka yönelik olarak davasını devam ettirdiğinden dosya arasında bulunan muris Fevzi Kama’ya ait veraset belgesindeki davacının payı oranında tapu kaydının iptal ve tesciline karar verilmesi gerekirken tüm mirasçılar adına iptal ve tescile karar verilmiş bulunması doğru değildir. Davanın Şehriban tarafından eylemli olarak yürütülmesi ve tazminat istememesi davacının aynı hakkı eylemli olarak seçtiğinin kabulü gerekir ( HUMK.nun m.186).
Öte yandan dosyadaki bilgi ve belgeler ile taşınmazı yargılama sırasında satın alan …’in davacı ve davalı … ile aynı köyde oturduğu anlaşılmaktadır. 14.2.1951 tarih 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında; “…Vakıa ve karinelerden olayda kanunen iyi niyet iddiasında bulunmayacak durumu belirmiş olan kimsenin kötü niyetinin diğer tarafa ispat ettirilmesine sebep ve veci kalmayacağından dava hakkının doğumunu sağlayan veya bertaraf eden iyi veya kötü niyetin bu durumda mahkemece resen nazara alınabileceğine…” karar verilmiştir. Taşınmazı yargılama sırasında satın alan davalı …, muris Fevzi’nin mirasçılarıyla aynı köyde oturduğuna göre taşınmazın Fevzi’den mirasçılarına intikal ettiğini bile bilen, bilmesi gereken veya bilebilecek durumda olan kişi olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu durum karşısında anılan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince mahkemenin ayrıca davalı …’in iyi veya kötü niyetli olup olmadığı hususunda araştırma ve inceleme yapılmasına gerek bulunmamaktadır.
Davalı …’in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK. nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’nun 388/4 ve (HMK.nun 297/ç) HUMK.nun 440/1.bendi uyarınca ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine ve 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı …’e iadesine 04.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.