Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/4320 E. 2012/5521 K. 07.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4320
KARAR NO : 2012/5521
KARAR TARİHİ : 07.06.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

… ile … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Çankırı Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 07.03.2012 gün ve 179/296 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı … dava dilekçesinde; kadastro çalışmaları sırasında kendisine ait bulunan 50-60 cm’lik bir kısmın davalıya ait 114 parsel içinde tespit ve tapuya tescil edildiğini açıklayarak davalı üzerindeki kaydın iptaliyle adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı 21.02.2011 havale tarihli cevap dilekçesinde davacının taşınmazına tecavüzü bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini savunmuş, 07.12.2011 tarihli dilekçesiyle teknik bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddeleri gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Dava konusu 213 ada 114 parsel 01.12.1994 tarihinde senetsizden davalı adına tespit görmüş, tutanağın itirazsız olarak 29.12.2005 tarihinde kesinleşmesi üzerine davalı adına tapuya tescil edilmiştir. Mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar arz üzerinde göstermek suretiyle davacıya ait 117 parsel ile davalıya ait 114 parsel arasındaki kadastro öncesi sınırı belirlemiş olup, bu beyanlar esas alınarak düzenlenen 19.10.2011 tarihli teknik bilirkişi raporunda; A harfi ile gösterilen 18,40 m2’lik yerin davacıya ait iken davalıya ait 114 parsel içinde tespit ve tescil edildiği bildirilmiş, davalı 07.12.2011 tarihli dilekçesinde bu rapor esas alınarak karar verilmesini istemiştir. Bu belirlemelere ve davalının …nun 308.maddesine (HUMK.nun 92) uygun beyanına göre davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün 6100 sayılı …nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 440/III-1, 2, 3, 4 bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 07.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.