YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4580
KARAR NO : 2012/10673
KARAR TARİHİ : 16.11.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
… ile … ve … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Erdek Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 21.12.2011 gün ve 555/483 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, … vekili, dava konusu 191 ada 4 parselin ortak muris Mümin Kırdemir’e ait iken, ölümünden sonra mirasçılar arasında yapılan 27.11.1980 tarihli taksim sözleşmesiyle müvekkiline verildiğini ileri sürerek, tapu kaydının iptaliyle davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan …, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Diğer davalı … 13.06.2011 tarihli keşif tutanağında ve 23.02.2011 tarihli yargılama oturumundaki imzasıyla onaylı beyanında; davayı kabul ettiğini bildirmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 191 ada 4 parsel sayılı taşınmaz, 15.11.2001 tarihinde yapılan kadastroda 1937 tarih 602 tahrirli vergi kaydı kapsamında olup, zilyetliğinde bulunduğu belirtilerek tarafların ortak murisleri Mümin Kırdemir adına tespit ve tescil edilmiştir. Dosya içeriğine, toplanan delillere ve mirasçılık belgesine göre, ortak muris Mümin Kırdemir 08.09.1961’de davanın taraflarını mirasçı bırakarak ölmüştür. Tüm mirasçıların katılımıyla 27.11.1980 tarihinde taksim yapıldıktan sonra, bu kez yine tüm mirasçıların katılımıyla 22.05.2009 tarihinde yapılan ikinci taksim sözleşmesinin 8. maddesinde; “hali hazırda Mümin Kırdemir adına tapuya tescil edilmiş olan veya Mümin Kırdemir’in mirasçı sıfatıyla tapuda hissedar olduğu, tarla vasfındaki gayrimenkullerin tapu tescillerinin hali hazırda olduğu gibi bırakılması kararlaştırılmış…” açıklaması yapılmıştır. Söz konusu taksim sözleşmesinin yapıldığı tarihte çekişme konusu 191 ada 4 parsel muris adına tapuda kayıtlı olduğundan, anılan taksim sözleşmesinin 8. maddesi uyarınca taksim dışı bırakıldığının kabulü gerekir. Bundan ayrı tüm mirasçıların katıldığı 22.05.2009 tarihli sözleşmenin yapılmasıyla daha önce yapılmış olan 27.11.1980 tarihli taksimden dönüldüğünün kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükmün davalı …’e ilişkin bölümünün ONANMASINA,
Hükmün, davalı …’a ilişkin bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince: az yukarıda da açıklandığı gibi adı geçen davalı davayı kabul ettiğini imzalı beyanıyla bildirmiştir. HUMK.nun 95 (HMK.m. 308-311) maddesi uyarınca kabul tek taraflı irade açıklaması olup, yapıldığı anda sonuç doğurur. Görülmekte olan dava mirasçılar arasında olup, aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından davalı durumundaki mirasçının davayı kabulü sonuca etkilidir. Mahkemece, davalı … yönünden davanın kabul nedeniyle kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanlışa düşülerek yazılı gerekçeyle davanın tamamının reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davacı vekilinin temyiz itirazları tüm bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün davalı …’a ilişkin bölümünün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 16.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.