Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/4729 E. 2012/5499 K. 07.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4729
KARAR NO : 2012/5499
KARAR TARİHİ : 07.06.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

… ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair … Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 01.06.2011 gün ve 68/305 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, miras yoluyla intikal, taksim ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetliğe dayanarak, kadastro sırasında davalı Hazine adına tespit ve tescil edilen 458 ada 17 parselin tapu kaydının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne; 458 ada 17 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının iptaliyle davacı adına tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 458 ada 17 parsel kadastro çalışmaları sırasında, tapu ve vergi kaydına rastlanmayıp kadimden beri boşluk iken davacı tarafından zilyet edilmekte ise de, zilyetlik şartlarının oluşmadığı açıklanarak tarla vasfı ile 06.07.2009 tarihinde tespit edilmiş, tutanak itiraz edilmeksizin 19.11.2009 tarihinde kesinleşerek Hazine adına tapu kaydı oluşmuştur.
Davacı, dava dilekçesinde taşınmazın babasının vefatı sonucu taksimen kendisine intikal ettiğini açıklamıştır. Keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve davacı tanıkları, dava konusu taşınmazın 40-50 yıl önce davacının babası tarafından satın alındığını, o tarihten beri babası ve davacı tarafından tarla ve bahçe olarak kullanıldığını bildirmişler; ancak, babasından davacıya intikal şekli konusunda herhangi bir açıklamada bulunmamışlardır. UYAP üzerinden alınan aile nüfus kaydı örneğine göre, davacının babası Ahmet Kılıç’ın 15.04.1966 tarihinde öldüğü ve davacı dışında başka mirasçılarının da bulunduğu anlaşılmıştır. Miras bırakan Ahmet Kılıç öldüğüne göre terekesi TMK.nun 701 ve 702. maddeleri uyarınca elbirliği mülkiyet hükümlerine tabidir. Elbirliği mülkiyetinde mirasçıların belirlenmiş payları olmayıp, her birinin payı taşınmazın tamamı üzerinde söz konusudur. TMK.nun 702. maddesi uyarınca tasarrufi işlemlerde oybirliği aranır. Dava da bir tasarrufi işlem olduğundan tüm mirasçıların birlikte üçüncü kişi durumunda bulunan Hazineye karşı dava açmaları zorunludur. Davacı, dava konusu parselin tapu kaydının iptali ile sadece adına tapuya kayıt
ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Bu haliyle davacının tek başına Hazineye karşı dava açma sıfatı ve yetkisi bulunmamaktadır. Dava dışı kalan mirasçıların davacı safında yer almaları veya açılan davaya karşı olur vermeleri ya da terekeye temsilci atanması suretiyle dava koşulunun yerine getirilmesi de mümkün bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, taşınmazın yapılacak araştırma ve inceleme sonucu satış, bağış veya paylaşım sonucu davacıya düşüp düşmediğinin saptanması bu yollarla davacıya düştüğünün belirlenmesi halinde toplanan deliller değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi, aksi halde davacının terekeye dahil bir taşınmaz için üçüncü kişilere karşı tek başına dava açamayacağı gözetilerek davanın reddine karar verilmesinin düşünülmesi gerekirken, noksan soruşturmayla yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile sair yönler incelenmeksizin hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 440/III-2 bendi gereğince ilama karşı karar düzeltme yolunun kapalı bulunduğuna 07.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.