Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/49 E. 2012/5780 K. 19.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/49
KARAR NO : 2012/5780
KARAR TARİHİ : 19.06.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

… ile … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Bünyan Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 27.06.2011 gün ve 141/263 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı, dava konusu 124 ada 186 ve 194 ile 198 ada 35 parsel sayılı taşınmazların, 1981 yılında vefat eden miras bırakanı babasının tasarrufunda iken, ölümü ile mirasçılarına intikal ettiği, sonrasında mirasçıları tarafından kullanılmak ve icara verilmek suretiyle tasarrufta bulunulduğu halde kadastro sırasında davalı adına tespit ve tescil edildiklerini açıklayarak, uyuşmazlık konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile miras bırakanı babasının mirasçıları adına mirasçılılık belgesindeki payları oranında tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava dilekçesi ve duruşma günü yöntemine uygun biçimde tebliğ edildiği halde, yargılama oturumlarına katılmamış ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların Bünyan ilçesi, Yenisüksün Köyü sınırları içerisinde bulunduğunu, 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu uygulama kapsamında kaldığını, bu nedenle, beş yıl süreyle kısıtlı bulunduğu açıklanarak 3083 sayılı Yasanın 13/5. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dava konusu taşınmazlar, 2002 yılındaki kadastro çalışmaları sonucunda tarla vasfı ile davalı adına tespit görüp tapuya tescil edilmişlerdir. Mahkemenin kararına esas aldığı “…3083 sayılı Kanun gereğince devir, temlik, ipotek edilemez ve satış vaadine konu olamaz…” şerhi 09.03.2010 tarihinde verilmiştir. Dava ise 27.06.2011 tarihinde açılmıştır.
Mahkemenin hükmüne esas aldığı 3083 sayılı Kanunun 13. maddesi, 3083 sayılı Kanunun uygulama alanında kalan yerlerle ilgili tapuya tescil işlemleri sonuçlanıncaya kadar özel kişilerle özel hukuk tüzel kişilerine ait arazinin mülkiyet ve zilyetliğinin devir ve temlik edilemeyeceğini düzenlemiş kısıtlama süresini beş yıl olarak belirlemiştir. Beş yıllık süre içerisinde mahkemeler tarafından devir ve temliki gerektiren bir karar verilemez hükmü; davacının TMK.nun 713/1. ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesine göre kadastrodan önceki sebeplere dayanarak taşınmaz üzerindeki zilyetlikten kaynaklanan ayni hakkının tanınmasını ve taşınmazların kendisi ve diğer mirasçıların adına tapuya tescilini talep etmesini engelleyen bir hüküm değildir.
Hal böyle olunca mahkemece yapılacak iş; davacı, uyuşmazlık konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras bırakanı babasının tüm mirasçıları adına miras payları oranında tapuya tescilini istediğine göre, miras bırakanın davacı dışındaki diğer mirasçılarının davaya karşı olurlarının alınması veya TMK. nun 640. maddesi gereğince terekeye temsilci atanması suretiyle taraf teşkilinin sağlanması, dava şartı tamamlandıktan sonra tarafların delillerinin yöntemine uygun şekilde toplanıp değerlendirildikten sonra, iddia ve savunma kapsamında uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesidir. Mahkemece, maddi olgu ve hukuki nitelendirmede yanılgıya düşülerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davacının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK.nun Geçici madde 3’ün yollamasıyla HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK.nın 440/III-1 ve 2. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine ve 19.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.