YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4986
KARAR NO : 2012/11175
KARAR TARİHİ : 26.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
Hazine ile … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 27.10.2010 gün ve 164/325 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı Hazine vekili, davalı … tarafından sınırlarını ve mevkisini dava dilekçelerinde belirttikleri 1600 metrekare tapusuz taşınmaz için daha önce Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde tescil davası açıldığını, bu dosyada davalı …’nin davasının reddine karar verildiğini açıklayarak anılan taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa yöntemine uygun bir biçimde dava dilekçesi tebliğ edilmesine karşın yargılama oturumlarına katılmamış ve yanıt vermemiştir.
Mahkemece, aynı taşınmazla ilgili Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/396 E.-2008/311 K. sayılı kararının kesin hüküm oluşturacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir
Hüküm; davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; mahkemece kesin hüküm teşkil ettiği ileri sürülen Hazinenin aynı yerle ilgili olarak Hatice Hamoğlu aleyhine açtığı Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/396 E.-2008/311 K. sayılı dosyasının tarafları farklıdır. Kesin hükümden söz edilebilmesi için HMK.nun 303.(HUMK.237) maddesine göre taraf birliğinin olması, yani davanın taraflarının da aynı olması gerekir. Mahkemece kesin hüküm nedeniyle davanın reddi doğru olmamışsa da, önceki davada taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğu gerekçesiyle aynı yerle ilgili olarak tescil kararı eldeki dava bakımından güçlü delil teşkil eder. Güçlü delilin aksi aynı nitelikteki başka bir delille ispatlanmalıdır. Davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken farklı gerekçe ile reddi doğru değil ise de, hüküm sonucu itibariyle doğru görülmüştür. Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan yerel mahkeme kararının açıklanan gerekçelerle ONANMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına 26.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.