YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5217
KARAR NO : 2012/8635
KARAR TARİHİ : 05.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
… ile … ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Beyşehir Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 10.12.2010 gün ve 23/824 sayılı hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davalılardan … ile duruşmasız olarak incelenmesi ise … taraflarından süresinde istenilmiş ise de duruşma isteğinin gider olmadığından reddine karar verilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, uyuşmazlık konusu 81 ada 11 parsel sayılı taşınmazın davalılar ile kendisinin ortak miras bırakanı olan babası Halil Karanfil’e ait olduğunu, miras bırakanlarının vefatından sonra yapılan 18.07.1990 tarihli harici taksim sözleşmesi ile nizalı parselin kendisi ile davalılardan …’e isabet ettiğini, Maverde’nin taşınmazdaki payını harici senet ile satın aldığını açıklayarak, uyuşmazlık konusu 81 ada 11 sayılı parselde miras bırakanı Halil Karanfil’e ait ½ payın iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar …, …, … ve … davayı kabul ettiklerini açıklamışlardır. Davalı …, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davalılar …, …, … ve …’in kabul beyanlarına hukuki değer verilerek, anılan davalılar bakımından açılan davanın kabulüne; 81 ada 11 parsel sayılı taşınmazda tarafların miras bırakanı Mustafa oğlu Halil Karanfil adına kayıtlı 1/2 payın iptali ile Beyşehir Sulh Hukuk Mahkemesinin 1990/264 Esas 1990/311 Karar sayılı mirasçılık belgesinde yer aldığı şekilde, davacının kendi payı da dahil olmak üzere 6/5 payın davacı … oğlu … adına tapuya kayıt ve tesciline, 1/6 payının öncesinde olduğu gibi tarafların miras bırakanı Halil Karanfil adına kaydına, davalı … yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davalılardan … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
İspat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin önceki hükmün; davacının temyizi üzerine Yüksek Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 31.03.2009 tarih, 2007/19756 Esas ve 2009/6027 Karar sayılı ilamıyla özet olarak “…davacının sair temyiz itirazlarının reddine, davalılardan Sebahat, Melahat, Mebahat ve Maverde’nin davayı kabul ettiklerini açıklamaları karşısında, kabul beyanlarına HUMK’nun 95. maddesi kapsamında değer verilerek, anılan davalıların miras payları yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken tüm davalılar yönünden ret hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu … ” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, hükmüne uyulan bozma kararı uyarınca davayı kabul ettiklerini açıklayan davalıların miras payları bakımından davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki, dava konusu taşınmazın noksanın ikmali yoluyla getirtilen tapu kaydının incelenmesinde, yargılama sırasında 30.06.2010 tarihinde uyuşmazlık konusu taşınmazda tarafların ortak miras bırakanı Halil Karanfil’in adına kayıtlı olan ½ payın tapuda tüm mirasçıların katılımıyla (bir kısmı kendisini vekil ile temsil ettirmiştir) intikal gördüğü ve davalılardan …’in kendisine intikal eden payı davalılardan …’e satış yoluyla temlik ettiği anlaşılmıştır. Bu durumda Mahkemece, ortaya çıkan bu yeni durum karşısında isteğin ve olayın yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir. Şöyle ki, hüküm tarihi itibari ile nizalı taşınmazda Halil Karanfil adına kayıtlı bir pay bulunmadığına göre, hükmün infaz kabiliyetinin bulunmadığının kabulü gerekir. Bu durum bozma nedenidir.
Kabule göre de; TMK.nun 28. maddesi uyarınca; kişilik ölümle son bulur. 04.05.1978 tarih ve 4/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca, ölü kişi adına iptal ve tescile karar verilemez. Mahkemece, miras bırakan Halil Karanfil adına kayıtlı nizalı 1/2 payın tamamının iptaline karar verildiğine göre, bu payda davacı ve davayı kabul eden davalıların miras payları dışında kalan 1/6 payın yeniden TMK.nun 28. maddesine aykırı olarak ölü Halil Karanfil adına tesciline karar verilmesi doğru görülmemiştir. Öte yandan, davalı … bakımından açılan davanın reddine karar verildiğine göre, anılan davalı karar-ilam harcı ile sorumlu tutulamaz. Bu hususun gözden kaçırılarak …’in de sorumlu olacak şekilde karar-ilam harcına hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Davalılar … ve …’in temyiz itirazları, yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün, 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASI, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve istek halinde 983,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara ayrı ayrı iadesine 05.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.