YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5306
KARAR NO : 2012/5697
KARAR TARİHİ : 19.06.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Takibin taliki veya iptali
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Alacaklı tarafından, Bergama Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.07.2011 tarih ve 2010/300 E, 2011/494 K. sayılı boşanma ilamında hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat alacaklarının tahsili amacıyla ilamlı icra takibine başlandığı, borçlunun ilamın kesinleşmediğinden bahisle takibin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda istemin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Alacaklı vekili, temyizinde borçlunun dayanak ilamı temyizinde boşanmaya ilişkin kısmı temyiz etmediğini ileri sürmüştür.
HUMK.nun 443/4. maddesi gereğince aile ve şahsın hukuk ile ilgili hükümler kesinleşmedikçe takibe konu edilemezler. Ayrcıa, boşanma kararının eklentisi olan tazminat vs. alacaklara ilişkin hükümler de aynı kurala tabidirler. Ancak, boşanma kararının kesinleşmiş olması halinde, bu ilamla birlikte hükmedilmiş olsa bile kesinleşmeyen maddi ve manevi tazminata ilişkin hükmün, takibe konu edilmesi olanaklıdır. İcra dosyasında taraflara ait nüfus kayıt örneğindeki şerhte boşanmış oldukları ve 21.11.2011 tarihinde boşanma kararının kesinleştiği yazılıdır.
Bu durumda mahkemece takip dayanağı ilamın boşanma hükmü yönünden kesinleşip kesinleşmediği mahkemesinden sorularak belirlendikten sonra yukarıda açıklanan ilkeler dikkate alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.nun 366. ve HUMK.nun 428.maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İ.İ.K.nun 366/3.maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 19.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.