YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5330
KARAR NO : 2012/5758
KARAR TARİHİ : 19.06.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu aleyhinde Altındağ 8. Noterliğinin 17.04.2008 tarihli ve 06712 yevmiye numarasıyla onaylanmış ” araç rehin sözleşmesi ” ne dayalı olarak taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip başlatılmıştır. Borçluya örnek 44 no lu icra emrinin tebliği üzerine, takip dayanağı belgenin ilam ya da ilam niteliğinden olmadığını, ilamlı takip yapılamayacağını bildirerek, icra emrinin ve takibin iptalini talep etmiştir. Mahkemece, takip dayanağı rehin sözleşmesinin İİK.nun 150/h maddesinde belirtilen, kayıtsız ve şartsız belli bir para borcu ikrarını içeren belge vasfında olduğundan bahisle şikayetin reddine karar verildiği, kararın borçlu vekilince temyiz edildiği görülmektedir.
İİK.nun 150/h maddesinde; Alacağın veya rehin hakkının yahut her ikisinin bir ilamda veya ilam mahiyetini haiz belgelerde tesbit edilmiş olması halinde, ilamların icrasına dair hükümler kıyasen uygulanacağını, aynı yasanın 38. maddesinde ise, ilam mahiyetindeki belgelerin; Mahkeme huzurunda yapılan sulhlar, kabuller ve para borcu ikrarını havi re’sen tanzim edilen noter senetleri, istinaf ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletlerin olduğu belirtilmiştir.
Somut olayda takip dayanağı araç rehin sözleşmesi incelendiğinde, 1512 sayılı Noterlik Kanununun 84 vd maddeleri gereğince ”düzenleme şeklinde” yapılmadığı, aynı yasanın 90. maddesine göre ” onaylama ” biçiminde yapıldığı (sadece imzaların noterce onaylandığı) anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.nun 366 ve HUMK.nun 428.maddeleri gereğince BOZULMASINA, 19.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.