Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/5384 E. 2012/8154 K. 27.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5384
KARAR NO : 2012/8154
KARAR TARİHİ : 27.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

… (… ve dahili davacı … ve müşterekleri ile Hazine, … ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Erfelek (Kapatılan) Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 08.10.2008 gün ve 32/92 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle taraflar adına paylı mülkiyet şeklinde tespit edilen 1 ada 21 (ifrazen 1 ada 76) parselin davalılar üzerindeki tapu kayıtlarının iptaliyle vekil edeni adına tesciline; birleştirilen Erfelek Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/73 Esas sayılı dava dilekçesinde ise ilk davada ölü kayıt maliklerine dava açılması ve mirasçılarının davaya dahil edilmek suretiyle davanın yürütülmesinin mümkün olmaması nedeniyle ölü kayıt maliki mirasçıları ve Hazineye yöneltilen davada dava konusu parsel ile bu parselden ifraz edilerek Hazine üzerine kaydedilen 1 ada 77 parselin tapu kayıtlarının iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Bilahare davacılar vekili, niza konusu taşınmazın vekil edeni ve müştereklerinin miras bırakanı Ali Karakoca’dan intikal ettiğini açıklayarak Ali mirasçıları adına tescilini talep etmiştir.
Davalı … Çoşkun, davayı kabul etmiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne 1 ada 76 parselin bir kısım davalılar ile bir kısım davalılar miras bırakanları, 1 ada 77 parselin davalı Hazine üzerindeki tapu kayıtlarının iptali ile Ali Karakoca mirasçıları adına tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Temyize konu 1 ada 77 parselin öncesi 1 ada 21 kadastral parsel olup, 2429 m2 yüzölçümü ve arsa vasfıyla Eylül 1288 tarih 206 sıra vd. tapu kayıtlarına istinaden paylı mülkiyet şeklinde gerçek kişiler adına 15.11.1984 tarihinde tespit edilmiş, itirazsız kesinleşmesi üzerine 23.02.1988 tarihinde tapuya tescil edilmiştir. Bilahare söz konusu parselin bir bölümü kamulaştırma ve ifraz sonucu 09.07.1993 tarihinde Hazine adına tescil edilerek, üzerine bina inşaasıyla Milli Eğitim Bakanlığına tahsis olmuştur.
Dosya arasındaki mirasçılık belgesine göre; davacının miras bırakanı …07.04.1958 tarihinde ölmüştür. Davacı vekili, kadastrodan önceki hukuki nedene dayanarak dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile vekil edeni ve müşterekleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dava konusu 1 ada 77 parselin öncesi 1 ada 21 kadastral parsele ait tutanak 23.02.1988 tarihinde kesinleşmiştir. İncelenmekte olan Hazine aleyhine açılan dava ise 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3.maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin kaçırılmasından sonra 24.11.2004 tarihinde açılmıştır. Anılan maddedeki 10 yıllık süre hak düşürücü nitelikte olup, olumsuz dava koşuludur. Hak düşürücü sürenin gerçekleşmesi, işin esasının incelenmesini önler. Hak düşürücü süre tüm def’i ve itirazlardan önce nazara alınır. Bu nedenle; yargılama bitinceye dek hak düşürücü sürenin geçtiği taraflarca ileri sürülebileceği gibi, görevden ötürü hakim tarafından kendiliğinden de gözönünde tutulur. Hazine aleyhine açılan davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması kanuna aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulüyle, usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün temyiz edenin sıfatına göre 1 ada 77 parsele ilişkin bölümünün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 27.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.