Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/6191 E. 2012/8208 K. 27.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6191
KARAR NO : 2012/8208
KARAR TARİHİ : 27.09.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Terkin istemli

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR

İİK.nun 153.maddesinde, “ipotek ile temin edilmiş vadesi gelmiş bir alacağın borçlusu icra dairesine müracaatla alacaklının gaip ve ikametgahının meçhul bulunduğunu veya alacağı almaktan ipoteği çözmekten imtina ettiğini beyan ederse, icra dairesi on beş gün içinde daireye gelerek parayı almasını ve ipoteği çözmesini, alacaklıya usulüne göre tebliğ eder” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, şikayet, İİK.nun 153.maddesine dayalı ipoteğin fekki istemine ilişkin olup mahkeme, ipotek borçlusu …’nın icra dosyasındaki veraset ilamına göre davacının dışında …- … ve … adlı 3 mirasçısının olduğu ve mirasçıları arasında HMK.nun 59 – 60 mad gereği elbirliği mülkiyetinden dolayı zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu mecburi dava arkadaşlarının ancak birlikte dava açabilecekleri veya aleyhlerine birlikte dava açılabileceği veya terekeye mümessil tayini yolu ile başvuru yapabilecekleri, bu nedenle bu hususun dava şartı olup bu şart yerine getirilmediğinden HMK 115/1-2 md gereği davanın usulden reddine karar vermiştir.
Elbirliği halinde mülkiyet, yasa veya yasanın kabul ettiği sözleşmeler uyarınca aralarında ortaklık bağı bulunan kişilerin bir mala veya hakka birlikte malik olma durumunu ifade eder. Elbirliği mülkiyeti ortaklarının tüzel kişiliği yoktur. Mülkiyet bir bütün olarak elbirliği ortaklarının tümüne aittir. Bu özelliğinden dolayı da elbirliği halinde mülkiyette ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Her ne kadar Türk Medeni Kanununun 702/2 maddesinde, kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça gerek yönetim, gerek tasarruf işlemleri için ortakların oybirliği ile karar verme şartı aranmışsa da son fıkrada “ortaklardan her biri topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabilir. Bu korumadan bütün ortaklar yararlanır” hükmü getirilmiştir. Ayrıca Türk Medeni Kanununun 640/4 maddesinde de “Mirasçılardan her biri, terekedeki hakların korunmasını isteyebilir. Sağlanan korumadan mirasçıların hepsi yararlanır.” hükmüne yer verilmiştir.Bu durumda ipotekle yükümlü taşınmaz malikinin mirasçısı olan şikayetçinin bedelini ödeyerek taşınmazdaki ipoteğin kaldırılması istemi anılan maddeler kapsamında ortaklığın haklarının korunmasına ilişkin kabul edilmelidir.
Mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile ret kararı verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.nun 366 ve HUMK.nun 428.maddeleri gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK.nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 27.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.