YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/65
KARAR NO : 2012/5210
KARAR TARİHİ : 04.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil
… ile Hazine ve Çaybaşı Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair … Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 22.09.2011 gün ve 254/451 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili Bursa Osmangazi Çaybaşı Köyünde 2004 yılında 3402 sayılı Yasa kapsamında yapılan kadastro çalışmalarının 27.12.2004 tarihinde askı ilanına alınarak 27.01.2005 tarihinde kesinleştiğini, müvekkili adına tescil edilen Çaybaşı Köyü 156 ada 48 parsel sayılı taşınmazın yola bakan kısmında yaklaşık 80 m2’lik yerin davacının kullanımında olmasına rağmen yol olarak bırakıldığını iddia ederek; 80 m2’lik kısmın davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, 11.10.2010 tarihli cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaza davacı tarafından tek katlı bina yapıldığını, ancak bu yerin tespit sonucu yol olarak belirlendiğini ve fiilen yol olarak kullanıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … Kişiliğine usulüne uygun tebliğe rağmen keşif ve duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece “davanın kabulüne, Bursa Osmangazi Çaybaşı Köyü 156 ada 48 parselin bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen ve kırmızı renkte boyanan 38,51 m2’lik bölümü ile (B) harfi ile gösterilen ve maviye taranan 38,57 m2’lik bölümünün davacı … adına tapuya tesciline” karar verilmiştir. Hüküm Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de; mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, davacı adına tapuda kayıtlı bulunan çekişmesiz olan 156 ada 48 sayılı parselin kadastro tespiti 04.08.2004 tarihinde yapılmıştır. Eldeki dava 20.05.2010 tarihinde açılmıştır. Kural olarak; davada, tespit dışı bırakılma işleminin yapıldığı tarihten önceki kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanılması halinde, davanın makul süre içerisinde açılması gerekir. Kadastro tespitinin ya da işleminin yapıldığı tarihten itibaren kadastrodan önceki zilyetlik kesintiye uğrar ve tespitten sonraki zilyetliğe de ekleme olanağı bulunmaz. Kadastro işleminin yapıldığı tarihten itibaren 20 yıllık kazanma süresi yeniden işlemeye başlar. Davacının, dava dışı 156 ada 48 sayılı parseli, 04.08.2004 tarihinde tespit edildiğine göre, bitişikte bulunan ve krokide A ve B harfi ile gösterilen yerin aynı tarihte paftasında yol olarak bırakıldığının kabulü gerekir. Dairenin yerleşmiş içtihatlarına göre, dava konusu taşınmazın paftasında yol olarak gösterildiği 04.08.2004 tarihinden itibaren makul süre geçtikten sonra açılan bu davanın dinlenme olanağı yoktur. Bundan ayrı dava konusu taşınmazın paftasında yol olarak gösterildiği tarihten, davanın açıldığı tarihe kadar kazanmayı sağlayan 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresi dolmamıştır. Öyle ise, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere kabul kararı verilmesi doğru değildir.
Saptanan bu somut ve hukuki olgular karşısında, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 04.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.