YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6821
KARAR NO : 2012/8437
KARAR TARİHİ : 02.10.2012
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali, tescil ve katkı payı alacağı
… (…) ile … ve … aralarındaki tapu iptali, tescil ve katkı payı alacağı davalarının kabulüne dair …. Aile Mahkemesinden verilen 08.06.2011 gün ve 504/548 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, vekil edeninin ziynet eşyalarının satışından elde ettiği gelir ve müvekkilinin babasından alınan 7300 Dolar eklenerek evlilik içinde davalı adına satın alma yoluyla tescil edilen 6988 parselde kayıtlı meskenin, davalı tarafından evlilik devam ederken muvazaalı olarak diğer davalıya satış gösterilerek devredildiğini, davalıların kardeş olduklarını ve muvazaa nedeniyle edinilmiş mallara katılma rejimi uyarınca tapunun yarı hissesinin iptali ile vekil edeni adına tescilini, bu mümkün olmazsa vekil edenin taşınmazın satın alınmasına yaptığı katkı nedeniyle katkısı oranında iptal ve tescilini, bu da mümkün olmaz ise, taşınmazın alımına davacının katkısının tespit edilerek TMK.nun 227.madde uyarınca katkı payının vekil edeni adına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Dava dilekçesinde dava değeri 20.000 TL göstermiş ise de yargılama sırasında taşınmazın değerinin tespitini isteyerek tespit edilen 100.000 TL’nin yarısı üzerinden nispi harcı tamamlayarak bu değer üzerinden davanın kabulünü istemiştir.
Davalılar vekili; dava konusu meskenin satın alınmasına davacının katkısının olmadığını, ilk kayıt malikinin borçlarını kapatamadığı için taşınmazı diğer davalıya sattığını, son malikin parasını vererek taşınmazı satın aldığını, satışın muvazaalı olmadığını açıklayarak, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, davacının dava konusu eve yaptığı katkı nedeniyle 40.830 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalılardan … 04.10.1995 tarihinde evlenmiş, 26.03.2007 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 06.05.2008 tarihinde kesinleşmesiyle, mal rejimi sona ermiştir (TMK.nun 225/2.m.). Sözleşmeyle başka mal rejimi seçilmediğinden, eşler arasında 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM.nin 170.m.), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar ise yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK.nun 202, 4722 s.Y.nın 10.m.). Dava konusu mesken niteliğindeki 6988 parselin 09.06.2000 tarihinde davalı … adına satın alındığı, Selim’in 27.12.2001 tarihinde diğer davalı kardeşi …’a sattığı, onun da taşınmazı 3. şahsa sattığı tapu kaydının tedavüllerinden anlaşılmaktadır. Davacı taraf ev kadını, davalı eş Selim ise Cerrahpaşa Hastanesinde işçi-memur olarak çalışmaktadır.
Dosya muhtevasına, toplanan deliller, getirtilen taraflara ait gelirlere ilişkin belgeler, katkının sağlandığı kabul edilen dolar, düğün CD kaydına ait bilirkişi raporu, dinlenen tanık beyanları, ziynet eşyalarına ait tutanak ve uzman hukukçu bilirkişi raporu karşısında taraflar arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde, alınan 6988 parselin edinilmesinde hakkaniyet ve fedakarlığın denkleştirilmesi ilkeleri de birlikte gözetildiğinde taşınmazın alım tarihi itibarıyla belirlenen katkı oranları ile taşınmazın dava tarihi itibariyle usulüne uygun şekilde belirlenen sürüm değerinin çarpılması sonunda davacının katkı payı alacağının 40.830 TL. olarak hesaplanmasında ve bu değer dikkate alınarak hüküm kurulmuş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün, davalı …’la ilgili kabule ilişkin bölümünün ONANMASINA,
Davalılardan … vekilinin temyiz itirazlarına gelince; TMK.nun 6 ve 222. maddeleri gereğince herkes iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür. Dava katkı payı alacağına ilişkindir. 743 sayılı TMK.nun yürürlükte olduğu 1.1.2002 tarihinden önce eşler arasında yasal mal ayrılığının geçerli olduğu dönemde, karı ve kocanın diğerinden katkı payı karşılığında bir tazminat isteyebilmesi için mutlaka parasal veya para ile ölçülebilen maddi bir değer koymak suretiyle katkısının bulunması gerekir. Katkı payı alacağının borçlusu kural olarak eşlerden biridir. Davalılardan …, davacının eşi olmadığına ve davada açıkça müteselsilen davalıların her ikisinden de katkı payı talebi bulunmadığına göre, davalı …’nın katkı payı borcundan sorumlu tutularak, bu davalı aleyhine de, davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Davalılardan … vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün davalı … yönünden kabulüne ilişkin bölümünün, 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 624,75 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1.616,81 TL’nin temyiz eden davalılardan alınmasına 02.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.