YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6853
KARAR NO : 2012/9316
KARAR TARİHİ : 16.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
… ve … tereke temsilcisi ile …ve müşterekleri, birleşen davanın davalıları … ve …, dahili davalılar Süheda Albayrak mirasçıları; … ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen açılmamış sayılmasına ve kısmen kabulüne dair Menderes Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 20.03.2012 gün ve 99/150 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davalı … vekili, duruşmasız olarak incelenmesi ise; katılma yolu ile davacı … tereke temsilcisi vekili taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16.10.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı … vekili Avukat … geldi. Karşı taraftan kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dairenin bozma ilamında …’in kendisine yapılan tebligatta verilen bilgiye göre vesayet altında olduğu anlaşıldığından bu hususun araştırılması istenmiş, bozma sonrası 28.10.2009 tarihli tebligat parçasında tahliye olduğunun bildirildiği ve bu sebeple cezaevinde tebliğin yapılamadığı açıklanmıştır. Türk Medeni Kanununun 471. maddesine göre “özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkumiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayet, hapis halinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. Bu sebeple tahliye olduğu anlaşılan davalı …’in vesayet altında olmadığı kabul edilmesi yerindedir.
Ancak, yargılamanın devamında 14.4.2010 tarihinde …’e bizzat tebliğ yapılmış ise de davalı …’e duruşma günü tebliğinin “Hattat villaları No:1 Yeniköy Sarıyer Merkez İstanbul” adresinde birlikte sakin daimi işçisi Gülizar Oral’a yapıldığı, temyiz edilen son hükmün ise “Yeniköy mahallesi Türkbostan 2 sokak No:44 iç kapı no: 1 Sarıyer İstanbul” adresinde adres kayıt sistemindeki bu adrese tebliğ imkansızlığında bahsedilerek 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21/2.m. gereği muhtara 12.4.2012 tarihinde tebliğ edildiği ve 2 nolu haber kağıdının muhatabın kapısına yapıştırıldığı görülmüştür. Gerek öncesinde bizzat gerekse farklı iki adreste yapılan tebliğler Ali Avni Balkanar’e hükmün tebliğinin usule uygun olup olmadığı bakımından tereddüt yaratmaktadır.
Bu nedenle, davalı …’in tebliğe elverişli adresinin neresi olduğu hususu da araştırılıp tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlendikten sonra belirlenecek bu adreste davalıya 7201 sayılı Tebligat Kanununun ilgili hükümleri uyarınca usulüne uygun olarak tebliğ edilerek temyiz süresinin beklenilmesi, ondan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın geri çevrilmek suretiyle mahal mahkemesine İADESİNE, 16.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.