Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/6915 E. 2012/8234 K. 28.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6915
KARAR NO : 2012/8234
KARAR TARİHİ : 28.09.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtiraz

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı ve davalılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

1-İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına HUMK.nun 438. (HMK 369.) ve İİK.nun 366.maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi;
2-Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler ile kararın gerekçesine göre alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
3-Borçlu vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
Takip konusu ilamda, dava konusu taşınmaza davalılar …ve …nin davacı paydaş …’un payına yönelik yaptığı haksız müdahalenin menine karar verilmiştir. İlamın infazı amacıyla düzenlenen icra emrinde, davacının payına yapılan haksız müdahalenin meni talep edilmiş, alacaklı vekilinin taşınmazın tahliye edilerek kendilerine teslimi istemi üzerine, icra memurluğunca, ilamda taşınmazın tahliye ve teslim edileceğine dair hüküm bulunmadığından talep reddedilmiştir. Alacaklı vekilinin şikayeti üzerine mahkemece, taşınmazın paylı mülkiyete konu olması nedeniyle, ilamın teslim ile infaz edilemeyeceği ancak tahliye edilebileceğinden, dava konusu taşınmazda davalıların tahliye edilmeleri suretiyle infazın gerçekleştirilmesine, taşınmazın teslimine ilişkin talebin reddinin ise yerinde olduğuna karar vermiştir.
TMK.nun 688 vd. maddeleri gereğince davacı ve davalıların paydaşı oldukları taşınmazın her parçasında mülkiyet hakkına sahip bulundukları, dava konusu edilen kısmında her cüzünde hakları bulunduğu, ortaklığın giderilmesi yolu ile hisseler ifraz edilmedikçe müdahalenin meninin fiilen mümkün olmayacağı anlaşılmaktadır.
Bu durumda alacaklı vekilinin taşınmazın tahliyesine yönelik isteminin reddine dair icra dairesi kararı da yerinde olduğundan mahkemece şikayetin tümden reddi yerine yazılı şekilde kısmen kabulü ve kısmen reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz isteminin kabulu ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK.nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 28.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.