Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/7004 E. 2012/10097 K. 08.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7004
KARAR NO : 2012/10097
KARAR TARİHİ : 08.11.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

… ile Hazine ve … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Sındırgı Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 29.09.2011 gün ve 496/469 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili, davalı vekili ile davalı Hazine vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili 256 ada 23 sayılı parselin tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar Hazine vekili ile … vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, 256 ada 23 sayılı parselin tapu kaydının iptaliyle krokide A harfi ile gösterilen yerin davacı …, B harfli yerin ise, davalı … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi üzerine hüküm, davalı Hazine vekili ile davacı … ve davalı … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastrodan önceki kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Mahkemece, her ne kadar yazılı gerekçeyle tapu kaydının iptaline karar verilmiş ise de; Sındırgı Sulh Hukuk Mahkemesinin 29.09.2011 tarih, 2010/306 Esas -2011/502 Karar sayılı dava dosyası ile eldeki davada davalı … tarafından davacı sıfatıyla davalı Hazineye karşı açılan tapu iptali ve tescil davasında, 256 ada 23 sayılı parselin aynı biçimde tapu kaydının iptaliyle tamamının davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği saptanmıştır. Görüldüğü gibi her iki dosyaya konu parsel, kadastronun 256 ada 23 sayılı parselidir. Sındırgı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/496 Esas sayılı dosyası ile de, aynı adanın 23 sayılı parseli 2 bölüm halinde (A ve B harfleriyle işaretlenen) … ile davalı durumunda bulunan … adına iptal ve tescile karar verildiği belirlenmiştir. Her iki dosyaya ait ve kesinleşecek ilamın bu halleriyle Tapu Sicil Müdürlüğünde infazı duraksama yaratmaktadır. Bu nedenle her iki dosyanın birleştirilmesi suretiyle davanın yürütülmesi ve gerçek hak sahiplerinin belirlenmesi sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. 2010/496 Esas sayılı dosyada Hüsnü Hazine yanında davalı olarak gösterildiği ve davacı sıfatını taşımadığı halde onun adına ayrıca hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır. HUMK.nun 74. maddesi gereğince hakim istekle bağlı olup ondan fazlasına ve başka bir şeye karar veremez. Bu husus kamu düzenine ilişkin olup mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulur. Doğru, düzgün ve sağlıklı sicil oluşturma kamu düzeni ile ilgilidir. Bu ilkenin göz ardı edilmesi doğru değildir.
Davalı Hazine vekili ile davacı … ve davalı … vekillerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK. nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre esasa ilişkin hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK.nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve istek halinde 21,15 TL peşin harcın temyiz eden … ve …’a iadesine 08.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.