Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/857 E. 2012/6114 K. 25.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/857
KARAR NO : 2012/6114
KARAR TARİHİ : 25.06.2012

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Koop. payı iptali ve tescil

… ile Şahide Yılmaz ve müşterekleri aralarındaki kooperatif payı iptali ve tescil davasının reddine dair ….Aile Mahkemesinden verilen 07.09.2011 gün ve 1141/857 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı …, davalılardan … ile 1988 yılında evlendiğini, evlilik birliği içerisinde alınan Mimsin Yapı Kooperatifindeki dairenin birlikte satın alındığını, ancak kooperatif kayıtlarının davalının önceki eşinden olan çocuğu … adına yapıldığını, bu kişinin de daireyi mal kaçırmak maksadıyla diğer davalı …’ye devrettiğini açıklayarak 1/2 payının iptaliyle adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın yersiz açıldığını, davacının dairenin alınmasına bir katkısı olmadığını, muvazaa iddiasının doğru bulunmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar, 09.09.1988 tarihinde evlenmişler ise de, taraflar arasında açılmış herhangi bir boşanma davası bulunmamaktadır. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, dava konusu 560 ada 1 parsel üzerindeki 2053 nolu kooperatif payı davalı … tarafından 31.03.2008 tarihinde satış yoluyla dava dışı Mehmet Erzurumlu’dan devralınmış, 27.01.2010 tarihinde diğer davalı …’a devredilmiştir. Dava; kooperatif payı üzerindeki katılma alacağı isteğine ilişkindir. Katılma alacağının istenebilmesi için eşler arasında geçerli bulunan edinilmiş mallara katılma rejiminin (TMK. nun 218-241.md.) sona ermesi gerekmektedir.(TMK. nun 225). Tarafların evliliği hukuken devam ettiğine göre, mal rejimi sona ermemiş olup davanın görülebilirlik koşulu gerçekleşmemiştir. Taraflar arasında açılmış ve yürüyen bir dava bulunduğu ileri sürülmediğine göre, mahkemece görülebilirlik koşulu gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değil ise de hüküm redde ilişkin olup sonucu itibarı ile doğru bulunmaktadır.
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün açıklanan nedenlerle ONANMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve
HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü bulanan 18,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2,75 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına 25.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.