Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/9802 E. 2012/11346 K. 29.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9802
KARAR NO : 2012/11346
KARAR TARİHİ : 29.11.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR

Borçlu aleyhinde, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 15.03.2007 tarihli alacak ilamına dayalı olarak, Rozamat Kağıt Matbaa Mal .Tic. ve San. Ltd. Şti’nin alacağın tahsil amacıyla, ilamların icrası yoluyla 30.03.2007’de ilamlı takip başlatılmış ve icra emrinde toplam 93.773,97 TL’nin faiziyle tahsili talep edilmiştir. Alacaklı takibin kesinleşmesinden sonra noterde bu ilamdaki ve icra dosyasındaki alacağının 70.000,00 YTL lik kısmını BK 162. maddesi kapsamında Mehmet Özalın’a temlik etmiş ve temlik icra dosyasına 04.04.2007’de ibraz edilmiştir. Dosyada alacaklı vekilince takip işlemleri yapılmış ancak temlik alacaklısı tarafından herhangi bir takip işlemi yapılmamıştır. Borçlu tarafından 07.10.2010’da dosyaya, 82.648,52 TL’nin ödenmesinden sonra, icra müdürlüğünce, 11.10.2010’da dosya resen ele alınarak, temlik alacaklısı tarafından üç yıldan fazla süreyle dosyada herhangi bir işlem yapılmadığından bahisle, temlik alacaklısı yönünden takibin düşmüş sayılmasına karar verilmiştir.
Temlik alacaklısı vekili ilamdan kaynaklanan temlik alacaklarının İİK 39. maddesi gereğince, 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu vs nedenleri ileri sürerek, kendileri yönünden takibin düşürülmesine ilişkin icra müdürlüğü kararının iptalini talep etmiştir.
Mahkemece alacağın temlik edilen ile edilmeyen bölümlerinin iki ayrı alacak olduğu, her bir alacağın alacaklısının yaptığı icra işlemlerinin onun adına yapıldığının kabulü gerektiğinden, buna göre icra müdürlüğü kararında bir usulsüzlük bulunmadığından şikayetin reddine karar verilmiştir.
Şikayetçi temlik alacaklısı vekili tarafından kararın temyiz edildiği görülmektedir.
İİK’nun 39. maddesi hükmüne göre; ilama müstenit takip, son muamele üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. İİK.nun 33/2. maddesinde ise kesinleşen ilamlı takipte icranın geri bırakılması için gerekli şartlar düzenlenmiştir.
Somut olayda takip konusu ilamdan kaynaklı alacağa ilişkin olarak, takip tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığı halde ve İİK.nun 33/2 maddesindeki koşullar oluşmadığı halde icra müdürlüğünce takibin düşürülmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece yukarıda açıkalan yasal düzenlemeler nazara alınarak şikayetin kabulü yerine yazılı gereçeyle reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Şikayetçi temlik alacaklısı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK. nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İ.İ.K.nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 29.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.