YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13286
KARAR NO : 2014/693
KARAR TARİHİ : 20.01.2014
MAHKEMESİ : Kayseri 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 24/04/2013
NUMARASI : 2013/229-2013/342
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Borçlu aleyhinde kamulaştırmasız elkoyma tazminatına ilişkin kesinleşme şerhi içermeyen ilama dayalı olarak örnek 4-5 icra emriyle ilamların icrası yolu ile ilamlı takip başlatılmıştır. Borçlu tazminat niteliğinde olan kamulaştırmasız elatmaya dayalı dava sonucu verilen meblağların Anayasa’nın 46/son maddesi kapsamı dışında kaldığı ve bu meblağlara kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanmasının olanaklı olmaması sebebiyle icra emrinin ” kesinleşmeden itibaren amme alacaklarına uygulanan en yüksek faiz talebimiz vardır ” kısmı yönünden iptalini talep etmiştir.
Kamulaştırmasız elatma davaları uygulamada sıklıkla karşılaşılan davalardan olmakla birlikte, yasa ile düzenlenmiş değildir. Bu konuya ilişkin tek yasal düzenleme olan 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 38. maddesi de 10.04.2003 tarih ve 2002/112 Esas, 2003/33 Karar sayılı Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilmiştir. Uygulamada kamulaştırmasız elatma davaları; İBK., HGK. ve Hukuk Daireleri’nin içtihatlarıyla yön bulmaktadır. Bu nevi davalarda hükmedilen tazminatların zamanında ödenmemesi halinde uygulanacak faizin ne tür ve oranda olması gerektiği noktasında da kanuni boşluk mevcuttur. Ancak idarenin kendisine Anayasa tarafından tanınan olanak ve yetkileri yasaya uygun bir biçimde kullanmaksızın taşınmaza elatarak kamulaştırma ilkelerine aykırı davranarak, Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınmış olan mülkiyet hakkına müdahale etmesi halinde, kamulaştırma ile mülkiyet hakkına Anayasa’nın 46. maddesi ile getirilmiş anayasal sınırlandırma kıyasen uygulanarak, özü ve vardığı hukuki sonuçları itibariyle aynı nitelikler taşıyan kamulaştırmasız elatmaya ilişkin ilamlarda da hüküm altına alınan tazminatlara Anayasa’nın 46/son maddesinde düzenlenmiş olan kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiği sonucuna varılmalıdır. Kamulaştırma bedelinin arttırılması ilamlarında uygulanan T.C. Anayasası’nın 4709 sayılı Yasanın 18. maddesi ile değişik 46/son maddesinde yer alan kamulaştırma bedelleri ile mahkemece kesin hükme bağlanan arttırma bedellerine, son fıkraya göre kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının uygulanacağı hükmü nazara alınmalıdır.
Bu durumda söz konusu alacak için ilamın kesinleşmesinden itibaren Anayasa’nın 46/son maddesinde düzenlenmiş olan kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının uygulanması mümkün olacağından icra emrinin usul ve yasaya uygun olması sebebi ile şikayetin reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 20.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.