YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15736
KARAR NO : 2014/2000
KARAR TARİHİ : 10.02.2014
MAHKEMESİ : Ödemiş İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/06/2013
NUMARASI : 2013/56-2013/153
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu vekili itirazında, icra takibine konu işçi alacaklarının brüt tutarlarının istendiğini, faizinde brüt tutarlar üzerinden hesaplandığını, ayrıca takibe dayanak ilama göre kıdem tazminatına aktin fesih tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizinin uygulanması gerektiğini ileri sürerek icra emrinin iptalini talep etmiştir.
Takibe İ.. P.. tarafından borçlu Belediye aleyhine başlanılmış olup, şikayet tarihinden önce söz konusu alacak 18.02.2013 tarihinde S.. A.. D..’a temlik edilmiş, daha sonra 18.04.2013 tarihinde alacaklı S.. A.. D..’ın alacağını H.. T..’na temlik ettiği anlaşılmıştır. Bu durumda Mahkemece temlik alacaklısının da davaya dahil edilerek yargılamaya devam olunması gerekir.
Ayrıca Mahkemece yapılacak iş; HGK’nun 20.09.2006 tarih ve 12-594/534 sayılı kararında da vurgulandığı üzere kıdem tazminatı net alacağı için taraflara süre verilerek tarafların bildirdikleri bankalardan, hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının sorulması ve bu alacağın hakkın doğum tarihinden icra emrinin düzenlendiği tarihe kadar istenebilecek faiz miktarının dosyaya celp edilen bankaların faiz oranları karşılaştırılarak bilirkişiye hesaplattırılması, öte yandan icra emrinde diğer alacaklar için yasal faiz talep edildiğinden yasal faiz uygulanacak alacakların takip tarihine kadar işlemiş faizlerinin de bilirkişiye hesaplattırılmasından sonra sonuca gidilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uygun düşmeyen hatalı bilirkişi raporuna dayanarak hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 10.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.